MEKTUP...

Yıllar önce mektuplarla dertleşirdik.

Hal hatır sorar.

Aşkımızı sorunlarımızı getirirdik dile.

Şimdilerde soysal medya var ya..

Yaşam bu…

Yıllar önce…

Bu anlamda…

Abraham Lincoln aşağıdaki mektubu oğlunun öğretmenine yazmış.

“Zaman alacak biliyorum ama eğer öğretebilirsen ona,

Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı...

Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını... Eğer yapabilirsen, ona kitapların sırlarını öğret

Fakat ona sessiz zamanlar da tanı... Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların

ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği... Hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi... Tüm insanları dinlemesini öğret ona, Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret...

Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona... Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret...

Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,

Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.

Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.

Ve eğer kendisinin haklı olduğuna

İnanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret..."

Evet;

İşte böyle yukarıdaki dizeler... İnsanlık adına... Dostluk adına.

Yaşam adına oğlunun daha sağlam yere basmasını istemiş öğretmeninden...

Bu günkü ortamda kaçımız çocuklarımızın öğretmenine mektup

yazarız acaba?

Ya da kaçımız çocuğumuzun öğretmenini alıp ta karşımıza çocuğumuzun geleceği adına bir şeyler isteriz.

Birçoğumuz okulun yolunu bile bilmeyiz.

Birçoğumuzda adam sende zihniyeti ile sürdürürüz yaşamımızı.

İşte böyle dostlar.

Eskiden birçok şey güzelmiş.

Dostluk adına.

Savaş adına.

En önemlisi çocuğunun geleceğini düşünmek adına. Şimdilerde bir bakın şöyle... Yukarıdaki mektuba benzer kaç mektup geçer elinize. Mümkün değil... Bırakın mektubu... Yazdıklarınız...

Dostlarınız verdiğiniz birçok önem su gibi akar gider zaman içerisinde... Oğluna güvenip yola çıkan kalıyor yarı yolda.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 120