• Ana Sayfa
  • »
  • MANAVGAT SEVDALISI ŞÜKRÜ SÖZEN..

MANAVGAT SEVDALISI ŞÜKRÜ SÖZEN..

Bugün köşe yazımda Manavgat sevdalısı bir adamdan söz edeceğim..


Tamamen yüreğimden gelen duygularla size kalemimden Şükrü Sözen’i anlatacağım..

Haydi buyurun hep beraber Şükrü Sözen’in Manavgat sevdasını okuyalım..

Yıl 1964…Dünya’ya geldiğim gün “Merhaba Manavgat” der iken işlemiş yüreğime nakış nakış Manavgat sevdası..

Hani derler ya; “Ben anamdan öyle görmedim, Ben Manavgat sevdasını dedemden ve babamın Belediye başkanlığı döneminde öğrendim. Küçük yaşta A’dan Z’ye alfabe nedir bilmez iken bizim evimizde Manavgat sevdası birinci sırada..Siyaset ikinci sırada yer alırdı..Çağdaş Türk kadını denilince hep anacığımın Manavgat sokaklarında kullandığı dönemin otosu gelir..

“Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz desturu” çocukluğumuzda dilimize kelepçe oldu..

Sevdanın,iyisi kötü olmaz,sevda sevdadır diyenleriniz olabilir Manavgat sevdasının önüne hiçbir kuvvet geçemez Manavgat iyi bilir..

Doğup,büyüdüğümüz nefes alıp verdiğimiz ..

Irmağında çimdiğimiz..Portakal bahçelerine dalıp çıktığımız..Yeri geldiğinde sinemalarında soluklandığımız güzelim kent Manavgat..

Gel de sevme..Sevdikçe ömür tüketsen de..

Ata’dan ..Dede’den miras var bir kere..

Dedem Şükrü Sözen 17  yıl..

Babam İbrahim Sırrı Sözen 10 yıl belediye başkanlığı yaptı bu güzelim kent’te..

Manavgat belediye başkanlığı yapan dedem ve babam  bu güzelim kentin alt yapısına ..

İnsanlık odağına ivme kazandırmış Manavgat tarihine unutulmaz imza atmış insanların başında yer alan isimlerdir.

İşte O’nun içindir ki,Şükrü Sözen bu güzelliklerin tohumlarının atıldığı bir dünya evinde “Merhaba Manavgat” demiştir..

Toroslar’ın  güzelliği…Irmağın vazgeçilmez akıp gidişi..Akdeniz’in enginliği ile bütünleşen yiğit yüreğe “Manavgat sevdası” işte böyle düşer..

Ben onu,bunu bilmem arkadaş,dedik ya  dedim ya bu sevda hiçbir şeye değişilmez..

2004 yılında başlayan Manavgat belediye başkan aday adaylığımız sürecinde ilkinde aday gösterilmemiş olduğuma küstü diye yorum yapanlar olsa da partime ve dede ile baba’ma ihanet etmem asla söz konusu olmadığından 1999 yılında şansımı bir kez daha deneyerek belediye başkanı seçildim.

O gün bu gündür yüreğimdeki sevda ile hizmete devam etmekteyim..

Çocukluğum haylazmıy dı?..

Yaramaz..Ele avuca sığmaz mıydı derseniz..O dönemdeki arkadaşlara sormak gerekir derim..

Haaa bu arada her çocuk haylaz büyür onu da bilin isterim.

Sabah akşam, akşam sabah bizim evde konuşulan konuların başında yer alan tek konu Manavgat olmuştur.

Manavgat aşağı..Manavgat yukarı..

Öte – yaka..

Bu yaka..

Bizim oğlan ..

Yörük kültürü..Yaşam biçimimizdi bizim..

Türk beleninden aşağı baktığınızda bugünkü Manavgat’ın yerinde küçük küçük evler.

Küçük baş…Büyük baş hayvanlar..

Güzelden yana dostluklar vardı..

Hani siyaset yok muydu derseniz 80 öncesi oda mevcuttu..Sevdalı olduğum güzelim kent’te..

Siyaset olmasına karşın örf, anane adet..Yörüklük..Türkmenlik..

Yürek birlikteliği her dönem ağır bastı..

Birlikte çimdiğimiz çocukluk arkadaşlarımın birçoğu Manavgat dışında okumaya gitti.

Bende İzmir yolarına düştüm..Güzel bir lisede okumam için ailem beni İzmir’e yolladı.

Liseyi bitirip yeniden sevdamız kentimize döndük..

Baba ocağı,memleket kucağı o dönemden sonra çağdaş ve güzellik dolu bir Manavgat’ta yaşam sürmenin ahtı vefası..

Manavgat sevdalısı yüreğimiz ağır bastı..

Yüksek okul yerine hayat üniversitesi önemli idi benim için..

Evde tohumlar atılmıştı bir kez..

Dede Belediye başkanı..Baba da öyle..

Öylesine güzel şeyler girdi ki beynime çocuk yaşta,yastığa her baş koyduğumda Manavgat hayali rüyalarımın en güzel geleceği oluyordu benim için..

Rahmetli babamın her Başkent çıkarması..Manavgat adına uğraşması..Koşup koşuşturması..

İl olurmuyuz kavgası..Taaa o zaman girdi beynimin hayal hücrelerine..

Dedim ki kendi kendime “Dönüş yok Şükrü madem Manavgat sevdası işin, bu işe baş koymalısın”

İşte o günlerden bu günlere geldik..

Belediye başkanlığımız döneminde tezgaha getirildik..Kasırga operasyonu 16 ay cezaevinde haksız olarak yatmamıza neden oldu..

Küsmedim..Darılmadım..Aksine daha çok hayata tutunarak hayallerimi güçlendirdim..Manavgat sevdası yüreğime daha çok sevda doldurdum..Cezaevi sürecinde içeride hep okudum..Çıkınca Manavgat’a ne gibi hizmetler yaparım hayali ve projeleri ile doldu taştı yüreğim..

Manavgat beni bu süreçte yalnız bırakmadı hiçbir zaman..

Üzerime atılan iftiralardan alnımın akı ile kurtuldum..Yüce adaletin verdiği beraat kararı benim madalyonum oldu..Cezaevi sonrası içeride hayalini kurduğum projelerini bir bir gerçekleştirdim..

Yaşanabilir..Çağdaş ve modern bir kent için kolları sıvadım..

Bugün seçim ortamında karalayanlara,iftira atanlara inat Manavgat halkı ile el ele,gönül gönüle üçüncü döneme yelken açtım..

Teşekkürler Manavgat..Ben Manavgat’a sevdalı..

Sizler bana inanan kocaman bir ailesiniz..Martın sonu bahar olacak..

Manavgat daha iyi hizmetlerle kucaklaşacaktır.

Haydi,kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 316