KUTU KUTU PENSE..


Çocukluk çağlarımızda en çok oynanan oyunların başında yer alırdı “Kutu Kutu Pense, Elmayı yense” biz akran olanlar ya da bize yakın olanlar iyi anımsar bu oyunu..

Şimdilerde bu oyun koca koca bürokratların..

Bakanların vekillerin ve iş adamlarının evlerine girdi.

Hatta ve hatta İran’dan gelen bıyığı bile yeni terlemiş iş adamı da dahil.

Aralarında kutu kutu pense oynamaya başladılar.

Milyon dolarlarla oynanan bu oyun çok yakın gelecekte tüm dünya genelinde moda olacak gibi..

Bir devlet bankasının genel müdürü, bir kutuya sığdırıverdi insanımızın aklını… Koskoca

Genel müdürüsün kardeşim. Bankadaki kasaların yetmedi mi?

Yoksa oralarda yer mi kalmadı

Dolarcıklara!.

Ne bileyim belli ki gelebilecek “hırsız kardeşler”, kasalarımı zorlarlar da ayakkabı kutusuna dönüp bakmazlar diye düşünmüş olmalısın. Yanlış yapmışsın;

-Aldın mı şimdi kutu’yu başına?

Bak şimdi, “kutuları boşaltıp, imam hatip lisesi yaptıracaktım” yalanını yutan olacak mı?

Hadi ben yutar gibi oldum da, “Bekir Coşkun” dostumuz“ yutmamış” mesela.

“Bir kutunun yolculuğunu” anlatıvermiş ki;

-Aymazlara şifre anahtarı!..

Okuyalım neylemiş, neler söylemiş…

***

“Karım “Suratın kutuya benzedi” dedi...

O bayram kutu geldi, “Bunu açma, Salimlere götürelim” dedim...

Sonra ben ucundan açıp baktım...

Yeniden bağlayamayınca, öbür kutunun yeşil fiyongunu kesip buna yapıştırdım, oldu...

Gittiğimizde sehpanın üzerine bıraktık...“Niye zahmet ettiniz” dediler...

Biz kutuya bakarak: “Size layık değil ama” dedik...

*****

Bayramın üçüncü günü yengemler geldi...

Kutu getirmişler...

Sehpanın üzerine bıraktılar...

Kurdelesi kırmızı, fiyongu yeşil...

Bizim kutu...

Demek ki bizden çok dolanmış...

“Niye zahmet ettiniz?” dedik...

Gittiler, kutuyu alıp çıktık yola...

Kutu deyip geçmeyin...

Etkileyicidir...

Şu ayakkabı kutusu diyelim...

Son darbeyi askerler yapamadı da, kutu yaptı...

İfadedir kutu...

On senedir yaza yaza ne mal olduklarını anlatamadık...

Kutu güzel anlattı...

Gizemdir...

Piyango bileti gibi, al koy bir yere...

“Ya çıkarsa” yerine, “Ya dolarsa” diye bekle...

Umuttur...

Fransız Devrimi toplarla, Rus Devrimi emekçilerle, Çin Devrimi çiftçilerle yapıldı...

Bakarsınız, Türk devrimi ayakkabı kutusu ile...

Sürprizdir kutu...

Meydanlarda karşısına çıkacaktır ustanın...

Usta gittiği her yerde bakacak ki; kutu..

Hadi kutu Gözümün nuru...

Bizim kutu, foto dolu!..”

Haydi,kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

Kutu kutu dolarlar bir gün yatak odanıza gelip konsun..

 

 

HOPDEDİK

KUTULAR..

Eskiden kutularda

Önemli eşyalar

saklanırdı.

Şimdilerde

milyon dolarlar

Saklanıyor.

Vay anasına beee.

Hani

çağdaşlaşmıştık biz.

Baksanıza

Kutular da

geziyoruz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2238