KAYMAKAM OLMAK!..

Mülki amir yani bir kenti yöneten idare eden her siyasi görüşe ayırım yapmadan hizmet eden adam, görev yaptığı kentteki tüm insanları kucaklayan, Belediye başkanı ile çöpçüsü ile polisi ile iyi geçinen dost yürekli insan.

Ve hizmet yaptığı süre sona erip te yeni hizmet yerine giderken davul ile zurna ile uğurlanarak hizmet yaptığı kent’te iz bırakan devlet adamı..

Yok mu böyle kaymakamlar..

Olmaz olur mu hiç?..

Bu konuda rahmetli Kemal Sunal’ın “Deli deli küpeli” isimli meşhur bir filmi bile var..

Yaşanmış olaylardan esinlenerek beyaz perdeye aktarılan ve bir çoğumuzun defalarca izlediği film..

Say say bitmez Manavgat kaymakamlarından Rahmetli Ömer Bedrettin Uşaklı 1928 yılında Manavgat kaymakamlığı yapmış ve bu sırada Manavgat ırmağı kenarında dinlenirken;

“Benim gönlüm sarhoştur

Yıldızların altında

Sevişmek ah ne hoştur

Yıldızların altıda..”

 Yukarıda satırların devamı ile birlikte Yıldızların altında şarksı nerede ise bir asıra yakın zamandır gönüllerden gönüle, dillerden dile söylenir olmuş.

42 yaşında ince hastalık dedikleri verem hastalığı nedeniyle vefat etmiş Ömer Bedrettin Uşaklı..

O hala Manavgat kaymakamı olarak Yıldızların altında şarkısı ile rahmet ve minnetle anılıyor.

 

Yirmi küsur yılı aşan Manavgat’taki gazetecilik yaşamımda güzelden yana Kaymakamlar tanıdım, siyasi görüşlerimizin çatıştığı kişiler oldu aralarında..

Şu anda Bursa Vali yardımcılığına atanan Emir Osman Bulgurlu ve Kasım Fikret Dayıoğlu kaymakam olarak benim unutamayacağım kişiler arasındandır.

Her iki kaymakamımızda “Gelendost senin şecereni çıkarttım, masamda duruyor” diyerek hala neyi kast ettiklerini anlamasam da bende kendilerine şeceremle gurur duyduğumu söylemişimdir.

Yine Dayıoğlu kaymakamımızla ilgili kitap yazan Doktor Muammer Güneş kitabın yazarı ben matbaada basanı olarak mahkemelik olmuş, Manavgat Devlet hastanesine yapılan çocuk kreşine gazeteci olarak destek verdiğim içinde mahkemelik olmuşumdur.

Renkli kişiler ve kişilikler gelip geçti Manavgat’tan kaymakam olarak.

Kısa süreçli Ertan Yüksel,Haydar Özgün, ardından salon beyefendisi olarak nitelediğimiz çok değerli ATATÜRKÇÜ insan Nazmi Kahraman,Manavgat’ta çok büyük iz bırakan 1998-2005 arası rekora imza atan Manavgat Meslek Yüksek okulumuzun kurulmasında amele gibi çalışan Manavgat’ın çok sevdiği insan Mehmet Çapraz..

Mehmet Çapraz’dan sora gelen ve iz bıraktığına inanmadığım ve ismi hiç anılmayan 2005-2009 yıları arası kaymakamlık yapan Kasım Fikret Dayıoğlu,hemen ardından iki yıla yakın hizmet veren  siyasilerin güdümüne girmediği için çabuk harcanan ve Manavgat’a çok büyük yararları olacağı sırada gönderilen hala yüreklerde olan güzel insan Hacı İbrahim Türkoğlu..

2011 yılında ilçemize atanan Emir Osman Bulgurlu..

Onunla ilgili çok şeyler anlatılacak belli.

Öncelikle siyasetin içine bu kadar çok neden girdiği konuşulacak.

Yıllar geçse de dönemin Ak parti ilçe başkanları yerine Emir Osman Bulgurlu ismi ön sırada yer alacak.

Gazilere..ATATÜRKÇÜ düşünce derneğine Milli bayramlarda çelenk koydurmayışı.

Milli bayramlarda ilçemizde iki kere bayramın Bulgurlu sayesinde kutlandığı getirilecek dile.

Sizin anlayacağınız sevabı ile günahı ile bir kaymakamımız daha gidiyor Manavgat’tan.

Hani derler ya gelen gideni aratır..

Yeni gelecek olan kaymakamımız bu bölgeye yabancı değil Toros’ların eteğinde Mersinde dünya’ya gelmiş..

Yörüklük var kanında..Son görev yerinde de başarılı işler imza atmış.

İnşallah burada da başarılı işlere imza atar..

Siyaset’ten uzak Manavgat için çalışır..

Hoş geldin sayın Nazmi Günlü.

Güle güle yolun açık olsun sayın Emir Osman Bulgurlu.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

 

HOPDEDİK

ARATIR MI?..

Gelen gideni aratır derler,

Bence arattığı

Konular oluyor bazen.

Ama önemli olan

Manavgat’ın

Manavgatlının aratmaması.

Haydi kalın sağlıcakla..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 699