İPİN UCU!...

“Bir din hocası ile yardımcısı varmış.

 

Aralarında anlaşan hoca ve yardımcısı, özellikle vaazlarda yardımlaşırlarmış.

Kimsenin fark etmeyeceği biçimde hocanın ayağına bir ip bağlayan yardımcı, hoca yanlış yaptığında ipi çeker yanlışı hatırlatır, kimse fark etmeden düzeltirlermiş.

Günün birinde aynı tezgâhı bir camide kuran hoca vaaza başlamış.

İpin üzerine basan biri yanlışlıkla ‘ipi’ çekmiş.

Yanlış yaptığını sanan hoca “gaf” yerine “kef” demiş.

İp çekilmeye devam etmiş.

Hocada:

“Gaf, kef, beh” diye sözde yanlışı düzeltiyormuş.

Sonunda hatayı bir türlü bulamayan hoca cemaate seslenmiş:

“Kusura bakmayın. İpin ucu hal bilmez eline geçtiği için ne diyeceğimi şaşırdım.”

 

***

Yukarıdaki fıkra bana günümüz Türkiyesi’ni anımsattı.

Gerçek anlamda ipin ya da iplerin ucu kimin elinde şaşırdık kaldık.

Kapitalizm ve emperyalizmin dünyayı kasıp kavurduğu bir ortamda ulusça çok daha dikkatli.

Duyarlı ve hassas olmamız gereken bir süreçten geçerken kapitalizmin kralları emperyalizmin uşakları ülkemiz üzerinde çok tehlikeli oyunlar oynuyor.

Bırakın particiliği.

Laz’ı,Kürdü...

Tatarı, Yörüğü, Çingeni.

Evet; hepsini bir kenara koyup çok geniş yelpazede düşünmemiz gerekiyor.

Ve en önemlisi de ipin ucu kimin elinde ise onu bulup ipi yakmak mecburiyetimiz var.

Ülke genelinde halkın ne kadar çok tedirgin olduğunu gözlemlememek aptallık olur.

Gerçek anlamda herkes birbirine soruyor;

“Neler oluyor?.Nereye gidiyoruz?”...

Bu soru beyinleri kemiren en önemli ve hassas bir soru...

Kraldan çok kralcı olmak yerine, vatansever, bayrak sever olmak gerekiyor.

Yakalım...Yıkalım...

Ortalığı toz duman edelim.

Çok şımardılar biraz ders vermek gerek.

Bu ve buna benzer eylem ve düşünceler gelecekteki kaygılarımızı fitilleyen ateş olacaktır.

Allah muhafaza böylesine düşünceler bizi gelecek anlamda daha büyük endişelere götürecektir.

O’nun içindir ki öncelikle halka büyük görevler düşmekle birlikte siyasetin önde gelen akil insanları halkın nabzını tutacak hareketlerde bulunmalı.

İpin ucunun kimlerin elinde olduğunu anlatmalıdır.

Hani derler ya;

“Pire için yorgan yakılmaz”...

Aynen öyle; emperyalist ve kapitalist ülkeler için yorganı yakarsak eğer gelecekte çocuklarımızın geleceğine ipotek koyacak eylemlere girmiş oluruz.

İpin ucunun kimin elinde olduğunu bilen.

Bunun bilincinde olan halkımızın sağduyulu...

Bayrak ve vatan sevgisinin ön plana çıktığı bir ortamda hep birlikte hareket etme zorunluluğu var.

Şayet, ”adam sende” düşüncelerine kapılacak olur isek.

Dönülmez bir yola girdik demektir.

O yoldan geriye adım atmak çok zor olacaktır.

Zor olmakla birlikte dönüşü olmayan bir yolda kardeşin, kardeşi vurduğu bir ortamı kendi ellerimizle yaratırız.

Allah muhafaza.

Allah göstermesin.

Ortadoğu’daki ateşi göremezden gelemeyiz.

Suriye’de yaşananları.

Ve Suriyeli milyonlarca insanın evlerinden barklarından uzak barınacak yer arayışlarını hep birlikte görüyoruz.

Bu görüntüye göz kapamayalım.

Ulusça kendimize gelelim.

Bir ve beraber olduğumuz sürece bizim sırtımızı kimse yere getiremez.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK
BİR OLMAK...

Bir ve beraber olmak,

Dünya aleme meydan

okumak zorundayız.

Biz Türk ulusuyuz.

Oynanan oyunlara

Yıllardır nasıl dur dedi isek,

Yine demeliyiz.

Haydi millet.

Birlik olalım...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 371