HUZUREVİ..,

Yıllar önce idi belediye yönetimleri Manavgat’ta Huzurevi kurulması anlamında birçok çalışma yaptı.

Yetersiz kalan bu çalışmaların sonucunda Manavgat Belediye başkanı Şükrü Sözen’in özverili ve inatçı kişiliği ile ortaya muazzam bir tablo çıktı.

Manavgat Belediyesi Huzurevi..

İnsanoğlu doğduğu günden sonraki geçen zaman içerisinde hep aynı kalmıyor.

Zaman içerisinde yaşlılık sorunu çıkıyor ortaya.

Bakıma muhtaç insanların var olduğu bir dünya’da bazen anne ve babasını istemeyenlere de şahit oluyoruz  ne yazık ki..

İşte o zaman huzurevleri yetişiyor imdada..

İnsanoğlu hiç yaşlanmayacakmış düşünceleri ile gençliğin verdiği ara gaz ile yaşarken büyüklerini unutuveriyor.

Zaman içerisinde yaşlanınca birçoğu anlasa da iş işten geçmiş oluyor.

Manavgat belediyesi başkanı Şükrü Sözen bazen sert tavırda takınsa yüreği yufka insanların başında gelen isimler arasındadır.

Duygusaldır, anne ve babasına olan bağlılığını bilmeyen yoktur.

Huzurevi sakinlerinin el emeği,göz nuru sergisinin açılışında Şükrü Sözen’in annesi de ön sırada gururla oğlunun muhteşem tablosunu izleyenler arasında idi..

Birde huzurevi müdürlüğüne atanan ve açıldığı günden bu yana büyük işlere imza atan hümanist, güzel yürekli insan var Rahmiye Şahin Demirtaş.

Huzurevi sakinlerine bir evlat şefkati ile yaklaşan.

Onlarla gece-gündüz birlikte olan bir insan..

Dün huzurevi sakinlerinin ellerinde tuval ve fırçalarla ortaya çıkardıkları güzel resimleri görünce ağlamamak için zor tutum kendimi.

Nazım Hikmet ustanın bir şiiri geldi aklıma..Bana Mutluluğun Resmini Çizebilir misin Abidin?

Abidin’e mutluluğun resmini çizebileceğini soruyordu Nazım Hikmet o harika dizelerinde..

Bende bu tabloyu Manavgat Huzurevi sakinlerinin tablolarında gördüm.

Aslında tam olarak Nazım Hikmet’in dediği mutluluk gibi olmasa da benim için mutluluğun resmiydi o!

“sen, mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren
melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne
mavi yosunlu akvaryumda yüzen kırmızı balığın
ne de
al çeperli elmanın
1961 yaz ortasındaki küba’nın resmini yapabilir misin?
çok şükür, çok şükür
bugünleri de gördüm
ölsem gam yemem gayrinin
resmini yapabilir misin üstat?”

Böyle diyordu yıllar önce üstat Nazım Hikmet bugün ise mutluluğun resmini tuvaline aktaran Manavgat belediyesi huzurevi sakinleri var.

Ne mutlu onlara.

Ne mutlu belediye başkanı Şükrü Sözen’e…

Ne mutlu Rahmiye Şahin Demirtaş ve tüm huzurevi sakinlerine...

Dün mutluluğun resmini tablolara aktaran huzurevinin genç delikanlılarının mutlulukları gözlerinin içinden okunuyordu.

Sanki hep birlikte Münir Nurettin Selçuk’un dizeleri dökülüyor gibiydi dudaklarından yüreklerine.

“Yok başka yerin lütfu ne yazdan ne de kıştan 
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış`tan 

İstanbul`u sevmezse gönül aşkı ne anlar 
Düşsün suya yer yer erisin eski zamanlar 
  
Sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar 
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış`tan”

--//--

Tebrikler Manavgat belediyesi.

Tebrikler Manavgat’ın çiçeği burnunda kaymakamı Nazmi Günlü..

Tebrikler açılışı onurlandıran huzurevi sakinlerine güç katan sivil toplum kuruluş ve oda başkanları..

Tebrikler huzurevi yönetimi.

Tebrikler huzurevinin güzel sakinleri hepinizi yürekten kutluyorum.

İyi ki varsınız.

Size uzun ömürler ve sağlıklar diliyorum.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

HOPDEDİK
MUTLULUK
Huzurevi sakinleri

yağlı boya tablolar yaparak

sergilediler.

Öyle bir mutluluk tablosu vardı ki

sergide

Her bireyin gözyaşları

gönüllere sel olup aktı..

Helal olsun size..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 354