HOŞGELDİN YA RAMAZAN..

Ne güzeldi çocukluğumuzda Ramazan ayları ve bayramlar..

Sokaklarda iftar vakti in,cin top oynar..

Gece yaşam bir başka olurdu.

Kahvelerde sahura kadar oyunlar oynanır..

Ramazan eğlenceleri düzenlenirdi.

Utanırdı insanlar sokakta sigara içmeye şimdilerde öylemi Allah aşkına.

Her neyse her şeye rağmen mübarek Ramazan ayının tüm Müslüman alemine hayırlı olmasını diliyorum.

Gelin birkaç fıkra ile karşılayalım Ramazanı ne dersiniz?.

--//--

Trafik kazası ihbarı alan polis olay yerine intikal eder ki…

Kaza yeri berbat…

Yerde ağızları burunları dağılmış, kafaları yarılmış iki kişi yatmaktadır.

Ne var ki kullandıkları araçta en küçük bir çizik bile yoktur...

Polis yaralılardan birine sormuş:

“Hemşehrim kaza nasıl oldu?”

Adam anlatmış:

“Hava çok sisliydi. Önümü göremiyordum… Yan camdan başımı çıkarıp yol çizgilerine bakıyordum” diye devam etmiş:

“Meğer bu salak da karşı yoldan benim gibi geliyormuş.”

--//--

Üst yatakta  yatan adam tam dalmak üzereymiş ki, alt katta yatan orta yaşlı kadının sesi duyulmuş..

“Affedersiniz Mehmet Bey” demiş kadın:

“Çok üşüyorum. Acaba bana bir battaniye bulabilir misiniz?”

Adamın uykusu da keyfide kaçmış.

Kadına yanıt vermiş:

“Evliymiş gibi yapmaya ne dersiniz?”

Önce utanan kadın sonra gülerek karşılık vermiş:

“Harika bir fikir. Ben mi oraya geleyim. Siz mi buraya inersiniz?”

“Hiç biri” demiş adam:

“Kalk kendi battaniyeni kendin al..”

--//--

Hapishanede yatan Temel’in koğuş arkadaşı sık sık hastalanıp:

“Doktora gidiyormuş”

İşin ilginç yanı..

Adamın her doktordan gelişinde bir organının kesildiği görülüyormuş.

Önce kolu. Sonra bacağı..

Böyle sürüp giderken son gelişinde koğuş arkadaşının kulağına eğilen Temel:

“Yahu hemşerim anladım seni ”demiş:

“Bana öyle geliyor ki, sen ufak ufak hapisten firar ediyorsun”

--//--

 

 

 

Bir Bektaşi ile bir hoca arkadaş olmuş.

Vakit gelince hoca namaza durmuş.

Bektaşi  beklemeye başlamış. Âmâ namaz bir türlü bitmek bilmiyormuş. Sonunda sormuş:

“Hoca bu namaz neden bu kadar uzun sürdü?”

Hoca yanıt vermiş:

“Kazaya kalan namazlar vardı. Onları da kıldım..”

Bunun üzerine Bektaşi kalkıp namaza durmuş.

Hoca kadar uzun bir namaz kılınca, bu kez hoca sormuş:

“Senin namaz ne den bu kadar uzun sürdü?”

Bektaşi “yarın ki namazları kıldım” deyine hoca kızmış:

“Olur mu canım.. Allah onu kabul eder mi?” 

Bektaşi yanıt vermiş:

“Senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşini mi, neden kabul etmesin”

--//--

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

HOPDEDİK

HOŞGELDİN..

İnsan çok ama çok özleyince,

İçten der,

Hoş geldin.

Toplum olarak bizlerde

Çok özlemiş olmalıyız

Eski Ramazanları.

Hoş geldin

Ya Ramazan..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1177