HESAP..

“Karnı aç adam lokantanın önünde yutkunuyormuş.

DOSTÇA

HESAP..

“Karnı aç adam lokantanın önünde yutkunuyormuş.

Gözüne bir yazı ilişmiş:

“Girin.. İstediğinizi yiyin.. Hesabınızı torununuz ödesin”

“Tam bana göre” diyen adam dalmış içeri..

Havyar.. Istakoz.. Karides.. Kuzu kızartması..

Ne varsa söylemiş..

Karnı doyduktan sonra kalkıp gideceği sırada garson bir hesap pusulası uzatıp önüne:

“Lütfen” demiş:

“Borcunuzu öder misiniz”?

“Ama” diye karşı çıkmış adam:

“Kapıda hesabı torununuz ödesin diye yazıyor”

Garson gayet nazik yanıt vermiş:

“Yazıyor elbette efendim.. Ama bu hesap sizin Büyükbabanızdan kalma “

--//--

Yukarıdaki fıkra nereden aklına geldi diyeceksiniz.

Bugün yaşadığımız ülkedeki hesapsızlığın..

Gırtlağa kadar borcun harcın..İleride bizden sonraki nesilleri zorda bırakacağı hepimizce malum.

Birde hesabın dışında Mart ayından sonra yürürlüğe giren Büyükşehir yasası var ya..

Karmakarışık olan yasa ile kimin ne yapacağı.

Kimin yetkili, kimin etkili olacağı henüz tam anlamıyla belli değil.

Hal böyle olunca yine olan bugün Manavgat’ta yaşayanlara değil de.

En çok yeni yetişen nesile olacak gibi.

Yani onlar geleceklerinin bugünden ipotek altına alınmasından duydukları zararı yarınlarda ödeyecekler.

Fatura onlara çıkacak besbelli.

Bugün hizmet gelmez..

Yarınlar adına Manavgat’a büyük yatırımlar yapılmaz.

İşbaşında olan siyasi iktidarla, muhalif olan parti Manavgat adına anlaşmaz ise.

İnanın bizden sonra gelecek olan neslin işi zor.

Hem de çok zor.

Onlar bugünden daha çok fatura ödeyecekler..

Büyük büyük babalarının.

Büyük büyük annelerinin faturaları gelecekteki neslin önüne tek tek çıkacak bilesiniz..

Çıkma ihtimalide bu gidişle çok yüksek gözüküyor da.

Gözlemlediğimiz kadarı ile kimse Manavgat’ı.

Manavgat’ın geleceğini pek düşünür gibi düşünmüyor.

Vur patlasın, çal oynasın muhabbeti ile güya hizmet üretiyor zannediyorlar kendilerini.

Her neyse, fıkra ile başladık ya yazımıza.

Fıkra ile noktalayalım gitsin..

Anlayan anlayacaktır sanırım..

--//--

“Kasabanın birinde yıllardır semer yapan usta ölmüş.

Yeni gelen semerci acemiymiş.

Yaptığı semerler yüzünden eşeklerin sırtında yaralar açılmış.

Kasabanın eşekleri duaya çıkmış:

“Tanrım sen bizi bu semerciden kurtar”

Sonunda dualar kabul olmuş.

Acemi semerci ölmüş..

Ne var ki, yeni semerci daha aceminin biriymiş.

Eşekler yeniden duaya hazırlanırken, kasabanın yaşlı semercisi demiş ki:

“Beyler bu iş dua ile filan olmaz. Bu semerci ölse başka biri gelir”

Eşekler sormuşlar:

“Öyleyse ne yapalım?”

Yaşlı boz eşek şöyle demiş:

“Semercinin ölmesinin bize yararı olmaz. Biz eşek oldukça biri gider, biri gelir. Tanrı’ya eşeklikten bizi kurtarması için dua edelim..”

--//--

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

HOPDEDİK

SAĞLIK OLSUN.

Birçok konuda

“Sağlık Olsun” der geçeriz.

Geçeriz,

Geçmesine de,

Gelecek nesilleri

Her ne hikmetse

Hiç düşünmeyiz..

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2539