HAYVAN SEVMEK..

Hayvan sever olmak başlı başına ayrı bir sevdadır... Evcil hayvanı iş olsun torba dolsun niyetiyle evine alıp besleyen ve bir müddet sonra kapı önüne koyarak, hevesini aldığını sanan kişilerin hayvan sever olması mümkün değildir. Sokaklarda ve hayvan barı

Hayvan sever olmak gerçekten ayrı bir yürek işidir.

Hain derler ya; “Seveceksen tam seveceksin” diye...

Aynen öyle, hayvanları da seveceksen tam seveceksin arkadaş.

Hayvan severlik, gelişi güzel duyguları gün yüzüne çıkararak reklamla da olmaz.

Bu işe gönüllü isen yüreğini ortaya koymalısın.

Ben Manavgat’ta yüreğini ortaya koyarak, hayvan seven öyle çok dost tanıyorum ki, hiç birisi bu konuda reklam yapmadan sokaktaki kedi ve köpeklere sahip çıkarak, onların sahiplenmelerine vesile oluyorlar.

Öylesine güzel, yürek huzuru yaşıyor ki bu insanlar...

Bazılarının sokağa terk ettiklerine sahip çıkmanın mutluluğunu tadıyorlar.

Ceplerinden mama alıp sokak köşelerine bırakanlar...

Onlara yürek dostluğu ile sevgi aşılayanlar bir hayli çoğunlukta kentimizde...

Bir de pencerenin öteki yüzüne bakalım isterseniz.

Aylardır Manavgat’ı bir kenara bırakın, tüm ülkeyi ve Dünya ülkelerini ayağa kaldıran bir olaya.

İlçemizdeki Belediye hayvan barınağına.

Kuruluş aşamasında bir hayli iddialı biçimde yaşama geçirilen barınağın, ilerleyen tarihlerde hiçte iç açıcı olmayan gidişine dur demek isteyen hayvan severlerin, bu isteklerinin belediye yetkililerince duymazdan gelinmesine.

“Adam sende” zihniyetiyle aylardır süren haykırışları görmezden gelmek, en sonunda Manavgat’ı uluslararası platformda rezil etmeye yetti de arttı bile...

Bu konuda salt Manavgat Belediyesi yetkileri mi suçlu ?

Bence hayır.

Yukarıda değindiğim üzere, sahiplenilen hayvanların sokağa terk edilmesi ile birlikte, yüreklerde tam anlamıyla dört dörtlük hayvan sevgisinin olmayışı yatıyor.

Avazımızın çıktığı kadar bağırıp çağıracağımıza...

Öncelikle ellerimizde mamalarla koşmalıyız barınaklara...

Yeter mi?...Tabi ki  yetmez...

Salt mama mıdır onlara verilecek ?

Hayır... Sevgi de gerekli tabi ki.

Mamaları önlerine dökmekle iş bitmiyor.

Sevgi vermekle birlikte, barınaktaki hayvan dostlarımızın sahiplenilmesine katkıda bulunmalıyız...

Ne yazık ki biz toplum olarak bunu becerenlerden değiliz.

İlçemize turist olarak gelen yüzlerce misafirimiz, her yıl sokaklarda yaşayan yüzlerce kedi ve köpeği sahipleniyor...

Yalnız sahipleniyor mu?

Konuk kaldıkları süreç içerisinde, sahiplendikleri hayvan dostlarımızın bir çoğuna veteriner gözetiminde cüzdan çıkarıp, yurtdışındaki evlerine götürüyorlar.

Biz ne  mi yapıyoruz?

Beslemek için kucak açtığımız hayvan dostlarımızın kıçına bir müddet sonra tekmeyi vuruyoruz.

Olmadı sahip çıkmak isteyenleri eleştiriyoruz.

Eleştirmekle kalmıyor.

Ahkam kesiyoruz.... Ahkam...

Oysa; barınaklar nasıl düzelir...

Neler yapmalıyız...

Nasıl sahiplenmeliyiz… Konularını çok sesli konuşup paylaşabilsek...

Barınaklardaki hayvan dostlarımız daha huzurlu olur diye düşünmekteyim.

Aksini düşünen varsa beri gelsin...

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun...

 

 

HOPDEDİK
İNSANOĞLU...

Önce beslemek için

Kucak açarız hayvan dostlara.

Sonra sıkılır,

Vururuz tekmeyi kıçlarına...

Daha sonra mı?...

Sokaklarda sahip

Çıkmaya çalışırız

Hayvan haklarına...

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 657