Güzel olsun..


Tüm yaşamımız, yaşamınız.

Bundan sonraki günler ve günlerimiz hep güzel olsun..

Yürekler ağlamasın.. Sağlıktan alıkoymasın güzel Rabbim cümlemizi.

Güzelliklere güzellik katalım.

Birkaç fıkra, bir kaç kahkaha atalım..

Ne dersiniz?.

*****

"Büyük bir sanayici, eski okul arkadaşlarından birinden şöyle bir mektup almıştı:

Sevgili dostum, beraber geçirdiğimiz tatlı günlerin hatırasına hürmeten, oğlum Ali'ye fabrikada bir iş vereceğini ve...

Sanayici mektuba hemen şu cevabı gönderdi.

Sayın Ahmet Bey, beraber geçirdiğimiz günleri ben de unutamam. Fakat ne yazık ki fabrikamda şimdilik boş bir yer olmadığı için...

Eski arkadaşın ikinci mektubu:

Geçen mektubumda bir teferruattan bahsetmeyi unutmuşum. Oğlum işe girerken kendisine miras kalan 500 milyar lirayı da sermaye olarak size vermek kararındadır.

İkinci cevap:

Sevgili dostum. Oğlunuzu bağrımıza basmaya hazırız. Derhal bana gönder. Lisede ne yaman bir çocuktun, hatırlıyorsun değil mi?

Üçüncü ve son mektup:

Düzeltme 1. Oğlumun hiç sermayesi yoktur. 2. Zaten benim oğlum yoktur. 3. Senin yine okuldaki gibi olup olmadığını öğrenmek istemiştim. Öğrendim. Teşekkürler!"

*****

"İnsan vücudundaki bütün organlar. Tanrı'nın huzuruna çıkmışlar.

Göz. kibarca söze başlamış:

-Ulu Yaratcımız. Emekliye ayrılmak istiyorum. Yetmiş yıldır bakmaktan yoruldum.

Kulak konuşmuş:

-Efendim. ben de emekli olmak niyetindeyim. Yetmiş yıldır duymaktan yoruldum.

Ayaklar almış sözü:

-Yetmiş yıldır yürümekten. koşmaktan yorulduk. Emekliye ayrılmak istiyoruz. Derken arkalardan çok kısık bir ses duyulmuş:

-Asıl emeklilik benim hakkım.

Melekler. bu sese çok kızmışlar.

-Ayağa kalkıp da konuşsana saygısız!

-Ayağa kalkacak güçte olsam. emekliliğimi ister miydim?"

*****

"Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze korteji fark eder. Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut, arkalarında tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar:

“Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?”

Adam yanıtlar:

“Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.”

“Vah, vah başınız sağ olsun. Nasıl oldu?”

“Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem karımın yarımına koşunca onu da öldürmüş.”

Adam biraz düşündükten sonra:

“Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?”

“Sıraya geç!”

*****

"Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geziyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler.

Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler.

 Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar.

Sonunda haham, “Benim evim ormanın içinde. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm,” deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar.

Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş.

Papaz hemen önünü kapatmış. Haham da hemen papaz gibi yapmış.

İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden önünü kapamadığını sormuşlar.

İmam: “Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar.”

*****

"Bir Amerikalı ve bir Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de biribirlerine hava atmak için yanlarına son teknolojik silahlar almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş... Karavana.

Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş:

-Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ?

-Yoo, senden hızlı koşsam yeter."

*****

"Fare bir peynir kokusu duyup, kafasını dışarı uzatmıştı. Fakat bunun kedinin tuzağı olabileceğini düşünüp dışarı çıkmadı.

Bekledi ve biraz sonra "miayv" diye bir ses duydu.

Ertesi gün de peynir kokusunu aldı ve "miayv" sesini duydu, yerinden çıkmadı.

Sonraki gün "havhav" diye bir ses duydu ve kedinin ortalarda olmadığını anlayarak dışarı çıktı.

Çıkmasıyla pençe yemesi bir oldu. Kedinin tuzağına düşmüştü.

Kedi yerde baygın yatan fareyi yavrusuna gösterip izahat verdi:

"Bak yavrum, sana dememiş miydim, ikinci lisan gibisi yok diye."

*****

"Sol gözü takma olan adam, otobüse binmişti. otobüs bir hayli kalabalıktı. Bir süre sonra sıcaktan bunalan ve canı sıkılan adam, takrna gözünü çıkardı. Havaya atıp tutmaya başladı.

Yanında duran adam, dehşetle irkildi.

-N 'oluyor?

Adam, gayet sakin bir şekilde takma gözünü atıp tutmaya devam eder:

- Hiiiç, burada canım sıkıldı da ön taraflarda oturacak bir yer var mı diye bakıyordum."

*****

Haydi, Kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

HOPDEDİK

GÜZEL..

Yüce Rabbim,

bizi tüm

kötülüklerden koru.

Tüm yüreklere

güzellik nasip et.

Etki,cümle alem

insan olduğunun

farkına varsın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ