GÜLMEK VAR YA.

Bazen gerekten gülmek bir kilo pirzolaya eş değer oluyor.


Kim dedi ise ağzına sağlık.

Bugünde bir hafta sonundayız sevgili dostlar.

Üç beş fıkra ile günümüzü neşe içinde geçirelim ne dersiniz?..

********

"Bir gemi batmış, baba-oğul iki canavar büyük beyaz köpekbalığı batan gemiye hızla giderlerken “Benim yaptıklarıma dikkat et oğlum” demiş baba köpekbalığı...

Sonra, çırpınan insanların etrafında tur atarak sırt yüzgeçlerini göstermiş. Daha sonra da hafif yan dönerek dişlerini görmelerini sağlamış...

Bu işlemler bittikten sonra oğluna dönmüş yine:

“Şimdi hepsini yiyebiliriz...”

Yavru köpekbalığı merak etmiş:

“Baba neden direkt saldırıp onları yemedik de etraflarında dönüp durduk?”

“Unutma yavrum” demiş baba köpekbalığı:

“İnsanlar korkudan kendi kendilerine içlerini temizliyorlar, o zaman yenilirse daha lezzetli oluyor!”

********

"Birkaç Fransız kantinde gevezelik ederken içlerinden biri sorar :

-Gutenberg kim. Biliyor musunuz?

-Hayır, der ötekiler.

-Güzel, sizde benim gibi gece kurslarına gitseydiniz, Gutenberg´in basım makinesini bulan kişi olduğunu bilecektiniz.... Ya Panmentier´i?

-Hayır, der ötekiler.

-Güzel, sizde benim gibi gece kurslarına gitseydiniz, Panmentier´in patatesi bulan kişi olduğunu bilecektiniz. Eğer gece kurslarına gitmezseniz yaşam boyunca....

İşte o zaman, aralarında lehimci olanı öfkelenip patlar :

-Oldu, anlaştık! Gutenberg´i, Panmentier´i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyor musun?

-Hayır!

-Peki öyle işte öğren! Totoche, sen gece kurslarına giderken karınla yatan heriftir!

********

"Yaşlı adam doktoruna gidip muayene olmuş, tahlillerden sonra "Bir iyi bir de kötü haberim var.." demiş doktoru, "Hangisini önce duymak istersin?.."

" Şeyy.." diye cevap vermiş yaşlı adam, "Önce kötüsünü söyler misiniz?.."

"En fazla 2 yıl yaşarsınız..!"

"T.. Tam iki yılım mı var?.. B.. Bitecek mi yaşam ondan sonra?.. P.. Peki bunun üzerine bana nasıl iyi haber verebilirsiniz ki?"

"Bir de Alzheimer olmuşsunuz. İki hafta sonra tüm bu konuştuklarımızı tamamen unutacaksınız..!"

********

"Evli adama sevgilisi, sakalını kesmesi için baskı yapar. Adam da yalvarır:

- Başka şey iste sevgilim. Karım sakalıma bayılıyor; beni öldürür vallahi.

Sevgilisi çok çok ısrar edince adam dayanamayıp kestirir sakallarını.

Sevgilisinin yataktaki teşekkürü müthiştir.

Adam gece yarısı evine döner, uyumakta olan karısının yanına sessizce ve endişeyle

uzanmaya çalışırken karısı uyanır ve karanlıkta elini uzatır.

Kocasının yanağını okşar ve uyku sersemi mırıldanır:

- Mehmet, sevgilim. Bu saatte burada ne işin var? Kocam nerdeyse gelir, biliyorsun!

********

"Köylü oğlan ve babası büyük şehre ilk defa gelmişler.

Alışveriş merkezinde zemin kattaki iki gümüş renkli parlak duvarın ağır ağır açılıp kapanması ilgilerini çekmiş.

"Bu ne baba?" diye sormuş oğlan. Hayatında hiç asansör görmemiş. Baba "Bilemiyorum oğul.." demiş.

Onlar bu ilginç şeyi nefeslerini tutup izlerken tekerlekli sandalyeli yaşlı bir kadın sağa sola kayan gümüş renkli duvarlara doğru gitmiş ve bir düğmeye basmış.

Duvarlar açılmış, yaşlı kadın yoğun ışıklı küçük bir odaya girmiş, duvarlar kapanmış.

Oğlan ve babası kapının üzerindeki küçükten büyüğe doğru yanıp sönen ışıklı rakamları izlemişler.

Son rakamdan sonra aynı sırayla bu sefer geriye doğru ışıklar teker teker yanmış. Sonunda duvar iki yana kayarak açılmış, dışarı 24 yaşlarında incecik muhteşem bir fıstık çıkmış.

 "Oğlum" demiş adam kızdan gözlerini ayıramayarak, "Koş.. Koş ananı getir!.."

********

Haydi kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

 

HOPDEDİK

GÜL BE..

Gül kardeşim,

hep gül emi..

Allah ağlatmasın

cümlemizi..

Hep gülelim,

Güldürelim

Yürek sevinci ile

Mutlu olalım..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 978