GÜL VE DÜŞÜN..

Düşünürken gülmek..Yada gülerken gülmek gibi şeyler mazide kaldı..

Kimi zaman veyahut çoğu zaman hayıflanıyoruz artık.

Gülüyoruz hep birlikte ağlanacak halimize.

Öylesine günlere geldik..

Allah sonumuzu hayır eyleye.

Haydi gelin hep birlikte gülüverelim bugünde..

******

"Temel 20 yıldır Almanya’da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip kesin dönüş yapacağını söylemiş.

Göçmen bürosundaki Almanlar Temel’i tanıyorlar ve seviyorlarmış. Sormuşlar:

“Niye dönmek istiyorsun?”

“Homoseksüellik yüzünden” demiş Temel...

Bürodakiler şaşırmış:

“Seni rahatsız ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini yaparız. Bu yüzden ayrılmana değmez...”

Bu sözler üzerine “Beni rahatsız etmiyorlar” demiş Temel ve devam etmiş:

“Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı. 10 yıl önce serbest oldu.

5 yıl önce de evlenmelerine izin verildi. Homoseksüellik mecbur olmadan dönmek istiyorum...”

******

"Kız öğrenci yurdunda kızların erkek arkadaşları ile görüşmesi sadece cumartesi geceleri ile sınırlandırılmış.

Bir salı gecesi kız yurduna gelen delikanlı kapıdaki görevli kadına bir kızın ismini verip mutlaka görmek istediğini söylemiş.

“Ona sürpriz yapmak istiyorum ben onun abisiyim” demiş.:

“Göreceksiniz çok şaşıracak...”

Kadın gülerek “Evet şaşıracağından eminim ama asıl benim için daha büyük sürpriz oldu” demiş:

“Çünkü ben de annesiyim!..”

******

"Azrail, Temel’in yanına gelip “Vaktin tamam, hadi gidelim” demiş.

Temel uyanık ya, yalvarmış: “Bana 5 yıl süre ver, ondan sonra gel al canımı...”

Azrail kabul etmiş ve kendi kendine “Pilot olursam, Azrail beni havada yakalayamaz” diyerek pilot olmuş... Beş yılın sonunda Azrail pilot kabininde Temel’in yanına gelmiş:

“Vakit doldu, hadi gidelim..”

Temel, “Ama şimdi canımı alırsan, arkamda 300 yolcu var, onlar ne olacak?” diye sormuş.. Azrail kızarak yanıt vermiş:

“Hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten, hadi kalk gidiyoruz!..”

******

"Karadeniz´in doğusunda siyasi başarısından emin "politikacı" bir grup halkın nabzını tutarken....  Bir köy kahvehanede toplanan kalabalıktan bir yaşlı emice:"poliikacılara":

- Uşşağum de pakayim baa, siz hiç içki içer misinuz?

- Yok dede, biz içkiyi ağzımıza bile sürmeyiz, günahtır.

- Sigaraniz var midur?

- Dede biz sigaraya karşıyız, her yerlerde yasakladık bile.

- Peki kumarinuz var midur?

- Yok dede, biz olduğumuz sürece memlekette kumar oynanmaz.

- Kari kiz işleriyle araniz nasildur?

- Dede hiç olur mu, o da örf adetlerimize aykırıdır. Sümme haşa.

- Peki la´ uşşuğum, sizin hiç masrafinuz yoktur...

Neden pu kadar çalaysunuz?"

******

"Ailenin biri 30 yaşındaki oğullarını evlendirmek için bir çöpçatana başvurmuşlar iyi bir eş bulsun oğlana diye.

Çöpcatan eve gelmiş ailenin gelinden beklentileri hakkında uzun bir liste hazırlayıp çöpçatana vermişler…

Iki hafta kadar sonra çöpçatan dönmüş ve aileye çok iyi bir kız bulduğu müjdesini vermiş.

Tam oğlunuza göre… Mutlu bir yuva kurar, sık sık camiye gider, duaların çoğunu ezbere okur, harika yemek yapar, çocukları çok sever, büyük bir aile sahibi olmak ister ve en iyisi de gerçekten bir içim su kadar güzel !! demiş..

Bunları duyunca aile çok  memnun olmuş..

Hemen telaş başlamış düğün dernek nasıl yaparız filan diye…

Ama delikanlı duraksamış ve çöpçatana sormuş

- Peki yatakta da iyi mi?

- Valla… Kimisi iyi diyooor kimisi kötü…"

******

Haydi, kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

 

 

 

HOPDEDİK

İSTE..

Ağlamak yerine

gülmeyi iste..

İsteki versin

güzel Allahım.

Yoksa bu gidişle

geçen günlerimize

hep birlikte

ağlarız..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2213