Fıkralar ve Siyaset..

Fıkralar ve Siyaset..

Fıkrayı bilirsiniz..

Kurbağa sırtına alıp, dereden karşı tarafa geçirdiği akrep tarafından sokulunca sormuş:

“Ben sana iyilik yaptım. Sen beni neden soktun?”

Akrep Kurbağaya yanıt vermiş:

“Benim karakterim bu..”

--//--

Evin hanımı kocasını sıkıştırmış:

“Haberin var mı?. Döndü’nün çocuğu olacakmış”

“Onun bileceği iş”

“Ama çocuğun senden olduğunu söylüyor”

“O da benim bileceğim iş”,

“Şimdi ben ne olacağım?”

“O da senin bileceğin iş..”

--//--

Son günlerde yaşanan siyasi gerginliğin sonucunda kimin bileceğine halk karar verecek.

Bekleyelim ve görelim ne dersiniz?

--//--

Rüzgar gibi giden  Tilki’nin ardından yetişen Sansar sormuş:

“Bu telaşın ne dostum?..Bir şey mi oldu?”

“Sorma” demiş Tilki,

“Yeni bir sefer açılmış..Yeniçeri ağası  mekkare  hazırlıyormuş..Ben buralarda duramam artık”

Sansar  sormuş:

“Sana ne be dostum..At değilsin, deve değilsin”

Tilki  şöyle demiş:

“Sen durumu  bilmiyorsun .Şimdi tozdan dumandan ferman okunmuyor.. Kimin ne dediği, ne yaptığı  belli değil ..Bir ele  geçirirlerse ,ben  tilkiliğimi ispatlayıncaya kadar  post elden  gider”

--//--  

Siyasette aynen böyle değilmi dostlar..

Tilki misali şimdilerde postu deldirmemek adına uğraş verenler var.

Kim korursa Tilkiliğine devam edecek bence..

--//--

Uzun evlilik yılına karşın erkek çocuğu olmayan adam Tanrıya dua etmiş:

“Ey ulu tanrım. Bana bir erkek evlat ver. Mürüvvetini gördükten sora yoluna kurban edeyim.”

Duası kabul olan adam bir erkek evlat sahibi olmuş.

Erkek evlat büyüdükçe, adamın aklına tanrıya verdiği söz düşüyor, huzursuzluğu artıyormuş.

Adam bir gün, sorunu imama açıp şöyle demiş:

“ Hocam durum böyle böyle. Ben Tanrıya erkek evlat için dilekte bulunmuş mürüvvetini görünce yoluna kurban edeyim demiştim. Şimdi çocuk büyüdü. Ne yapmam lazım?”

“Sözünü tutmalısın” demiş imam:

“Yoksa günahkâr olursun.”

Adamı almış bir düşünce.

Bir yanda verdiği söz.

Diğer yanda büyümekte olan oğlu.

Bektaşi gelmiş aklına.

Huzura çıkıp anlatmış:

“Baba erenler böyle böyle. Tanrıya söz vermiştim. Şimdi çocuğumu kurban etmem gerekir mi?”

Bektaşi sormuş adama:

“Sen söz verirken duyan oldu mu?”

“ Olmadı.”

“Gören oldu mu?”

“ Hayır olmadı.”

“Peki, aranızda senet sepet var mı?”

“Hayır yok.”

Geriye yaslanan Bektaşi gülmüş:

“Madem öyle. İnkâr et gitsin.”

--//--

 

Her nasılsa, Bektaşi’nin biri vali olmuş.

Günün birinde yanına birkaç yetkiliyi de alıp, cezaevini denetlemeye gitmiş.

Denetleme sırasında mahkûmlara:

“Senin suçun ne?”diye soruyormuş.

Mahkûmların hemen hepsi suçsuz olduklarını söylerken bir tanesi çıkıp:

“Kabahat bende” efendim demiş:

“Elime ve öfkeme sahip olamadım.”

Mahkûmu dinleyen Vali Bektaşi emretmiş:

“Bu adamı derhal çıkarın. Ötekilerin ahlakını bozacak.”

--//--

Bektaşi yerden göğe haklı..Ülke genelinde inkar eden edene.

Gün gelecek inanın sığmayacak beden kefene.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

HOPDEDİK

SİYASET ..

Yahu arkadaş aklım

Almıyor bir türlü.

Nasıl iştir bu

Siyaset.

Bir gün iyi

Ertesi gün tu-kaka.

Çıkar ilişkileri bittiğinde

Düşman oluyor

Eski dostlar bir anda..

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 301