FIKRALAR AHHHH FIKRALAR..

Hani surat asıp bazen kederlendiğimiz.

Hani surat asıp bazen kederlendiğimiz.

Bazen içten içe öfkelendiğimiz oluyor ya.

İyi ki fıkralar var diyorum hafta sonları..

Geçen hafta maden şehitlerimizin anısına fıkra yazmamıştık.

Ülkede her gün kaoslu günler yaşıyoruz Allah sonumuzu hayır eyler inşallah..

Bugünde bu fıkralardan nasiplenelim ve de hep birlikte gülüverelim gitsin.

Hayat çok kısa inanın değmez ağlamaya..

********

"Öğretmen derste öğrencilerine dönüp “Söyleyin bakalım” demiş:

“Kuzeyimizde Karadeniz, güneyimizde Akdeniz, batımızda Ege varsa ben kaç yaşında olurum?”

Arka sıralardan bir öğrenci “44” diye bağırmış..

“Aaa?” demiş öğretmen “Nasıl bildin?”

Ayağa kalkan öğrenci “Çok basit efendim” demiş:

“Benim 22 yaşında yarı manyak bir abim var, onun yaşını 2 ile çarpıp sizinkini buldum!..”

********

"Dalgıç 6 metre derinde balıklarla oynaşıp içinde bulunduğu müthiş manzaranın tadını çıkarırken tam yanına oksijen tüpü, deniz gözlüğü ve kıyafeti olmayan bir adam gelmiş. Dalgıç şaşırmış, bir 10 metre daha inmiş, aynı adam yine ağır ağır yanına süzülmüş. Hayretler içinde kalan dalgıç, yanındaki özel tebeşir ve tahta setini çıkarıp üzerine “Donanımınız olmadan bu kadar derine nasıl dalabiliyorsunuz?” diye yazıp ona doğru çevirmiş..

Adam tahtayı ve tebeşiri alelacele elinden almış “Salak!” yazmış:

“Boğuluyoruz işte görmüyor musun?"

********

"Yaşlı adam gündüz salonda “History Channel” seyrederken mutfakta karısına birden “Hiii!” diye bağırmış:

“Ethel koş koşşş! Çocukların ayakta olduğu şu saatlerde bu sefillerin gösterdiği porno rezaletine bak!.. Hem de bu kanalda!..”

Ethel, ellerinden sular süzülerek mutfaktan koşup gelmiş, dikkatle ekrana bakmış, mutfağa dönerken “Gözlüğünü tak sersem!” demiş kocasına: “Görmüyor musun Fidel Castro muz yiyor!..”

********

"Baba Erenler eski bir dostunu ziyaret etmek istemiş, evine varınca kapıyı çalmış, pencereden bir kadın bakmış:

“Kimi arıyorsunuz?”

“Hasan Baba’yı..”

“Hasan Baba kalıbı değiştirdi..”

Baba Erenler üzülmüş:

“Vah vah.. Siz nesi oluyorsunuz?”

“Karısıydım..”

“Allah sabırlar versin, demek yalnız kaldınız..”

“Yooo” demiş kadın:

“Ben yeniden kocaya vardım.”

Bektaşi gülmüş:

“Desene hanım, asıl kalıbı değiştiren sensin!”

*********

"Her türlü yaramazlıktan küçük hırsızlıklara kadar yapmadıkları kalmayan iki afacandan babaları yılmış artık…

Almış ikisini de papaza götürmüş.

Babaları gittikten sonra papaz sormuş:

"Çocuklar, Tanrı nerede?"

Afacanlardan çıt yok!

Bir daha sormuş papaz:

"Çocuklar, Tanrı nerede?"

Der demez, ikisi birden kaçmaya başlamış..

Küçük afacan sormuş:

"Biz neden kaçıyoruz abi?"

"Koş koş" demiş abisi:

"Tanrı çalınmış, bizden biliyorlar!"

********

"Bir geri zekalı bana tecavüz etti.."

"Geri zekalı olduğunu nerden biliyorsunuz" dedi, komiser..

"Yardım etmek zorunda kaldım.."

***

İngiliz turist ilk defa gittiği Roma´da birinci gecesinin sevincinde kaldırım kahvelerinden birinde capuccinosunu yudumlarken yanına güzel şirin, sarışın bir kız oturmuş..

"Selam!" demiş adam "İngilizce biliyor musun?!"

"Çok az!" demiş kız.

"Ne kadar?"

"Elli Dolar..!"

********

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

Gülmekten alıkoymasın güzel Allah`ım..

 

 

 

 

 

 

 

 

HOPDEDİK

HEP GÜL.

Hep gülün emi,

hep gülün.

Ağlamak yakışmaz

insanoğluna.

Gülmek

mutluluk verir.

Hep gülün emi.

Gülün ki

düşmanlarınız

çatlasın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2398