DÜŞÜNMEK..


Yaşamımızın büyük bölümünü düşünerek geçiririz.

İnsanoğlu'nu en çok yıpratan ve sağlığını tehdit eden şey düşünmektir.

Düşünmeden yaşamak nerede ise olanaksız gibi bir şeydir.

Diyeceksiniz ki;

"Çocukken düşünmüyoruz" öyle bir derdimiz yok gibi kelimeler edeceksiniz.

Ben buna katılmıyorum, büyük olasılıkla ana rahmine düştüğünde başlıyor insanoğlu için "düşünce" kavramı.

Ve de; bu dünya'yı terk edeceğin güne dek devam ediyor.

Çocuksu yaşlarda beynin öğrenme ile ilgili algılama süreci başladığında.

Bir yandan öğreniyor, diğer yandan ise öğrendikleriniz hakkında çeşitli düşüncelere kapılıyorsunuz.

Okul dönemi bir başka oluyor..

Bir çok şeyi düşünme yeteneğine sahip oluyorsunuz..

Çocuksu aklınızla öncelikle puştluk kavramı hakim oluyor gencecik beyinlerde..

Ardından..

Önce aşık oluyorsunuz..

İlk aşkın tadına vardığınızda vücudunuzun her bir yanını türlü çeşit düşünce sarıp, sarmalıyor.

Düşüncelerle birlikte aşk denilen icadın içinde buluveriyorsunuz kendinizi.

Hani ilk aşk dediğiniz şey var ya, bellek altında gizli bir yerde saklıyor kendisini.

Siz daldan dala konan kelebek misali aşklardan başlayan süreçte yeni yeni olgular çıkıyor ortaya...

Yani yürek pır pır sevdadan sevdaya konar hale geliyorsunuz..

Geceniz,gündüzünüze karışıyor..

Aşık olduğunuz kişiyi düşünür hale geliyorsunuz.

İlerleyen yaşlılık..

Ardından ise üniversite çağı geliyor çatıyor..

Bir tek siz değilsiniz artık düşünen,sizinle birlikte anne,baba..

Kardeş,nine ve aile yakınları da düşünür hale geliyor..

Hangi okul iyidir.

Hangisi kötü.

Hangi üniversiteye giderimde bitirince iş güç sahibi olurum düşünceleri hakim oluyor beyninizin büyük bölümünde.

Eskiden tek sesli olan düşünceler çok sesliliğe bırakıyor kendini..

Mailece düşünmek zorunda kalıyorsunuz..

Üniversite yok ise eğer.

Yada kazanma şansı bulamayacaksanız vay halinize..

Delikanlı iseniz askerlik düşünceleri saracak her yanınızı.

Kız iseniz evde kalma korkusuna kapılıp bir an önce evlenebilme duyguları yeşerecek yüreğinizde.

Yine düşüneceksiniz.

Tüm bu evrelerime de atlattıktan sonra düşüncelerden kurtulduk sanmayın sakın.

Bu kez de geçim sıkıntısı.

Çoluk,çocuk düşünceleri çıkacak ön yüze..

Geniş bir aile olmaya yelken açtığınızda ise yavaş yavaş yaşlandığınızın farkında olacaksınız.

Her sabah aynaya baktığınızda "yarabbim bu ben miyim, amma çökmüşüm ya" düşünceleri ile vakit geçireceksiniz.

İlerleyen tarihlerde geniş aile yeniden küçülmeye başlayacak.

Evden birer birer kopacak çocuklar.

Onların düğün dernek düşünceleri saracak beyninizi.

Evlendirmekle bitmeyecek düşünceleriniz, çocuğuma bir ev alabilsem diye düşüneceksiniz gece ve gündüz.

Sonra ev içinde torunlar cirit atmaya başlayacak.

Bu kez de onların düşünceleri saracak her bir yanınızı.

Oturup "vaybeeeee" diyeceksiniz çok çok derinden.

Evet ; vaybeeeee..

Çoluk, çocuk.

Torun, torba.

İyice elden ayaktan düşmüşsünüzdür bir kere.

Yavaştan yavaşa...

Ölüm düşünceleri kaplayacak beyninizi.

Sabah kalkıp..

Akşam yatana dek..

Sizin anlayacağınız düşünerek geldiğiniz dünya'ya..

Düşünerek elveda hazırlığı başlayacak yürek birlikteliği ile.

Düşüne, düşüne nasıl yaşıyorsan.

İstemeye, istemeye.

Amma illaki düşüne düşüne öleceksin.

Bu işin başka izahı yok.

İnsanoğlu'nun ömrü düşünerek geçecek.

Ve de düşünerek bitecek.

Bu böyle biline.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

HOPDEDİK

DÜŞÜN..

Gece düşün,

Gündüz düşün.

Bir ömür

geçiyor düşüne

düşüne..

Kimine göre

rüya,

kimine göre

hayal..

Yaşamın gerçeği

maalesef böyle..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ