DİN SATILMAZ..


Dinimiz dünya dinleri arasında en adil olanıdır.

Hak ve halkın zulme karşı ezilmemesi adına Kuran-ı Kerim indirilmiş ve Hazreti Muhammed Peygamber efendimiz dinimizin dünya genelinde yayılması adına elinden gelen gayret ve çabayı göstererek insanları Müslümanlığa davet ederken bin bir çile çekmiştir.

Tüm çilelere karşın bir gün olsun eğilmemiş.

Pes etmemiş, aman be dememiş.

İnatla ve ısrarla Müslümanlığın yayılması adına çaba sarf etmiştir.

Bugün dinen geldiğimiz ortam ne yazık ki siyasete alet edilen üzücü noktaya gelmiştir.

Haramın,helale..

Günahın, sevaba dönüştürülmeye çalışıldığı politik yaşamda dinimiz hiç bu kadar siyasete alet olmamıştı.

Ortaya atılan iddialar.

Tapeler.

Tam netleşmeyen telefon konuşmaları.

Görüntüler ve söylentiler ayyuka çıkmış konumda.

Dinen yasak olan ne var ise ve de haram kılınan emredilen her türlü çirkinlikler ortaya serilirken maalesef diyanet işlerindeki engin din adamları çıkıp ta bir kelime edemiyor.

Onlar bir tek kelime edemez iken dinden anlamadıkları belli olan kişi ve kişiler internet ortamında ayetlerle ve Kuran-ı Kerimle kafa buluyorlar.

Ve ardından hesabını Allah’a veririz diye kendilerini avuturlarken..

Müslüman halkın gururu ve onuruyla oynadıklarının ne yazık ki farkına varamıyorlar.

Söz Müslümanlıktan.

Ve de dinimizden açılmışken gelin bir yaşanmış hikaye ile yazımızı noktalayalım..

******

“Londra’daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve evinin bulunduğu yere fazla sayıda sefer olmadığı için, aynı otobüse denk geliyormuş. Bir gün, otobüsün biletçisi imama para üstü verirken 20 peni fazla vermiş. İmam yanlışlığı ancak yerine oturup parasını sayınca fark etmiş.

Kendi kendine "Bu 20 peniyi biletçiye geri versem mi?" diye düşünmüş...

Ama içinden bir ses diyormuş ki:

"Bu çok küçük bir para ve zaten biletçinin de umurunda değil. Koskoca otobüs şirketi için de 20 peni ne fark eder ki? Bu parayı Allah`tan gelen bir hediye gibi düşünebilirim."

İneceği durağa gelince, imam parayı iade etmeme kararlığı ile yerinden kalkıp kapıya yönelmiş ama tam inecekken aniden fikrini değiştirip biletçiye dönmüş ve "Paranın üstünü fazla vermişsiniz" diyerek iade etmiş.

Bunun üzerine biletçi gülümsemiş ve demiş ki:

"Siz caminin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır İslam`ı öğrenmek için sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum ve bilerek size fazla fara verdim, nasıl tepki vereceğinizi öğrenmek istedim."

İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmışçasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış. Çözlerinden yaşlar dökülerek kendi kendine mırıldanmış:

"Allah`ım beni affet. Az daha İslam`ı 20 peniye satıyordum!"

******

Din ile para.

Din ile siyaset birbirine karıştırılırsa..

Çıkar ilişkileri en üst noktaya ulaştığında illaki ayrı görüşler ortaya çıkar.

Birlikte yola çıkan insanlar çıkarlarının ve maddi menfaatlerinin sona erdiği günde birbirine düşer.

Allah’ın ayetleri arasında nifak tohumları ekenlerin ne kadar çok günah işlediği anlatılır.

Ve nifak tohumları eken insanların kardeşler arasında kavgalara neden olduğu bilinir.

O’nun içindir ki dinimiz siyasete alet edildiğinde inanın ki soğuk savaş rüzgârları eser.

Hem Batı’dan..

Hem de Doğu’dan

Herkes bu anlamda aklını başına almalıdır.

Yunus Emre yıllar önce ne güzel bir dörtlükle maddiyatın ne denli zararlı olduğunu getirmiş dile…

“Mal sahibi mülk sahibi,

Hani bunun ilk sahibi,

Mal da yalan mülk de yalan,

Var biraz da sen oyalan “..

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK

 

KARDEŞ..

 

Siyasi görüşü

Ne olursa olsun,

Dinen hepimiz

kardeşiz.

Çok şükür

diyerek

Allah’a sığınan

Her kul

Ahret’te ayrı

hesap verir.

Verir ama

Yaşamda günah işlemek

Mubah değildir.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2937