DARBE Mİ?...

1968 yılında başlayan gazetecilik yaşamımız halen devam ediyor.

Sık sık yazdığım gibi ölene dekte devam edecek yeter ki Allah sağlık versin.

48 yıllık gazetecilik yaşamımızda birçok darbeye, darbe girişimine şahit olduk.

En son 15 Temmuz Cuma akşam yaşanan darbe girişimine görmüş olduk..

Demokrasiye vurulan her darbe ülkemizi yıllarca geriye götürmüştür.

Bu ülkede darbeler sandıklarda yapılmalı kim sandıkta zafer kazanıyorsa alkışlanmalıdır.

Hiçbir siyasi çıkar uğruna da ülke satılmamalıdır.

Geçtiğimiz Cuma akşamı yaşanan darbe girişimi kanlı oluşmuş birçok kişi can vermiştir.

Buradaki en önemli gelişme halkın sokaklara çıkarak demokrasiye sahip çıkıyor olması ile birlikte siyasi parti liderlerinin hem fikir söylemleri gerçekten büyük önem kazanmıştır.

Yıllar önce yaşadığımız son darbede 1980 yılında genç bir gazeteci idim..

27 Mayıs 1960 yılında yapılan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen ilk askerî darbe gerçekleştiğinde ise çocuktum... Dönem in Genel kurmay başkanı dahil 200`den fazla general, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve Başbakan Adnan Menderes yönetime el koyan askeri grup tarafından tutuklanmışlar. 37 düşük rütbeli subay tarafından planlanlanıp icra edilen darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır. Darbeden sonra bu subaylar ve Emekli Orgeneral Cemal Gürsel in oluşturduğu Millî Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlenmiştir.

27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir. Bu müdahale ile Süleyman Demirel`in Başbakan`ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1961 Anayasası kaldırıldı, bütün derneklerin faaliyetleri de durduruldu. Parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı.

12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri`nin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur`un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay`a bir muhtıra vererek hükûmetin istifaya zorlandığı askeri müdahaledir.

28 Şubat 1997`de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı olduğu iddia edilen süreç. Yaşananlar, çeşitli kaynaklar tarafından post-modern darbe olarak adlandırılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay Başkanlığı`nın  Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23:20`de  yaptığı, lâiklikle ilgili açıklama. Bu açıklama bazı siyasetçi ve gazeteciler tarafından bildiri internet aracılığıyla verildiği için "e-muhtıra" olarak da adlandırılmıştır. 

Tüm bu yaşananlarla birlikte geçtiğimiz Cuma akşamı yaşanan darbe girişiminin başarılı olmayışı Türk siyasi tarihi ve demokrasimiz adına önemlidir.

Gelecek adına ne gösterir.

Nelere gebedir bilemeyiz.

En önemlisi siyasilerin birlik ve beraberlik içerisinde demokrasiye sahip çıkıyoruz söylemleri ile halkın sokaklarda demokrasi diyerek birlik olması güzel şeydir.

Darbelerin yerine demokrasi.

Ve sandık çok önemlidir.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK

DARBE..

Gazetecilik mesleğinde

Neler yaşadık neler.

Yaşadıklarımızı yazsak

Cilt cilt roman olur.

En sonda darbe

girişimini gördük.

Allah’ım sen bu ülkeyi koru..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 292