Cumhuriyet…


“Çok yaşlandı değil mi?

“Bugün tam 90 yaşında Cumhuriyet...”

Hepimiz biliyoruz..

Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in temellerini attığı “Çağdaşlaşma Projesi”nin adıysa, Cumhuriyet’in içeriği, Anayasa tarafından “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir “ ilkeleriyle tanımlanmışsa..

“İçeriksiz Cumhuriyet olmaz!”

Demokrasi, laiklik, sosyallik, hukuksallık, Cumhuriyetin meyveleridir.

“Meyvesiz Cumhuriyet olmaz!”

Cumhuriyetin oligarşi yönetime dönüşmesi ve içeriksiz kalma tehlikesi çok büyüktür...

Bu süreçlerin içinde bocalanıp duruyor Cumhuriyet...

Teröre ve suça teşvik etmeyen bütün düşüncelerin özgürce dile getirilmediği..

“Bir Cumhuriyet olmaz!”

*****

Cumhuriyet “laiklik” demektir.

Toplumun büyük bir bölümünü, “Biz de , “Müslüman’ız” dedirtmeye kadar ileri götüren olaylar.. “Cumhuriyette olur mu?”

Cumhuriyet “sosyallik” demektir.

Çalışma özgürlüğü ortamının yaratılmadığı..

“Bir Cumhuriyet olmaz!”

Kanıtlanamayan delillerle, ifadesi alınmayanlarla, savunması yapılmayanlarla onlarca komutan içerde yatırılıyorsa..

“Böyle Cumhuriyet olmaz!..”

*****

Cumhuriyet “hukuksallık” demektir.

Topluma karşı kurulan büyük komploların örtbas edilmeye çalışıldığı bir Cumhuriyet olmaz!

“Yaşadığımız 90 yıl, geçmişte hesaplaşmanın ve geleceğin projelerini üretip başlatmanın adı olmalıdır...”

Ve de hepsinden önemlisi..

“Laikliği yeniden tartışalım” demek...

Ya da,

“İrticanın kara adını aşırıcılıkla örtbas etmeye çalışmak” Cumhuriyete yakışmaz…

Bu düşüncede olanlara her zaman karşı çıkıp…

“Cumhuriyeti hakkıyla yaşatalım…”

Her ne kadar Cumhuriyetin “Cum”u gitti,“yeti” bitti, sadece “huri”si kaldı diyenler olsa da…

Yürekle yaşatalım…”

*****

Yukarıdaki satırları Eskişehir Anadolu Gazetesi köşe yazarı duayen gazeteci ağabeyim Önder Baloğlu Cumhuriyetin 90 yılında kaleme almış.

Ben bugün sizlerle bu yazıyı paylaşmak istedim.

Ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Gençliğe hitabesi ile yazımı noktalamak istiyorum bugün.

Yarın görüşmek dileği ile…

“Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk /20 Ekim 1927”

********

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK

CUMHURİYET..

Kim ne derse desin,

Kim ne söylerse söylesin,

Kim yada kimler

Bu ülkenin bölünmez

Bütünlüğüne göz dikerse

Diksin.

Fark etmez,

Cumhuriyet’i yıkmaya

Kimsenin gücü yetmez..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2773