Buraya yazıyorum 2017 yılının da nasıl geçtiğini
anlamayacağız yine her zaman olduğu gibi.
Tek dileğimiz ve duamız terör belasından kurtulmak,
kardeşçe barış içinde yaşamak.
Bugün var yarın yokuz.
Önemli olan yaşarken güzelden yana olan şeylere imza
atabilmek değil mi?.
Geçmişten bugüne gelenek haline getirdiğimiz fıkralarla
merhaba diyoruz okurlara Cumartesi günleri.
Bugün 2017 yılının ilk Cumartesi günü.
Haydi hep birlikte bugünde bir kaç fıkra ile gülelim
gitsin..
******
"Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı
bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir.
Avukat Yargıca hitaben;
- "Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu
sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, müvekkilimin bizzat kendisi
değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi
cezalandırıyorsunuz." der...
Yargıç, gülümseyerek;
- "Peki, o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve
müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahkum ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona
eşlik edebilir." der...
Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma
kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler..."
******
"Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir
Yahudi.
- "Size soru soracağım, bilirseniz sizi
bırakacağım" demiş.
İngiliz´e sormuş
- "Titanik kaç yılında battı?"
İngiliz hemen cevap vermiş
- "1912" diye.
Hitler göndermiş İngiliz´i. Fransız´a sormuş bu kez:
- "Titanik´te kaç kişi öldü?"
Fransız cevap vermiş
- "1050".
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür
bırakmış.
Ve Yahudi´ye dönmüş;
- "Say lan isimlerini!"
******
"Teksas´ta haydutluk eğitimi gören bir öğrenciyi
azılı haydutların yanına staja verirler.
İlk ders olarak bir posta arabası soyulacaktır. Araba
durdurulur; Şef haydut:
- "Herkesi indirin arabadan" der.
Bu sırada stajyer arabada yaşlı bir ninenin oturmakta
olduğunu fark eder ve
- "Nine otursun bari" der.
Haydutlar hep bir ağızdan
- "Sen karışma, şef ne derse o olur" derler.
Bu sefer şef;
- "Bütün paralarını alın" der.
Stajyer yine atlar:
- "Yaşlı nineninkileri de mi?" diye sorar.
Haydutlar yine hep bir ağızdan
- "Sen sus, şef ne derse o olur" derler.
Bütün paralar alınmıştır. Şef atına biner adamlarına
döner ve
- "Bütün kadınlara tecavüz edin" der.
Tam stajyer konuşacakken nine atılır:
- "Sen sus, şef ne derse o olur"
******
"Adam evine telefon ederek karısına:
"Bu akşam çok sevdiğim bir arkadaşımı eve, yemeğe
davet ettim, haberin olsun."
Hanımı isyan etmiş:
"Delisin sen! Hizmetçi izinli... Çocuklar kızamık...
Ben de grip oldum... Ortalık perişan. Sanki bilmiyorsun."
"Biliyorum karıcığım, biliyorum da" demiş adam,
"Bu arkadaşım evlenmek istiyor. Bir fikir edinsin evlilik hakkında diye
davet ettim onu..."
***
Trafik canavarlarının en acımasızlarından bir kum kamyonu
viraja canavar gibi girmiş... Virajdan çıkarken de karşıdan gelmekte olan bir
tanka var gücüyle bindirmiş. Kamyon hurdahaş, şoför de hastanelik olmuş.
Hastanede şoförün ifadesi alınırken trafik polisi sormuş:
"Yahu o hızla viraja girerken kaza olabileceğini
aklına getirmedin mi?"
"Ne bileyim karşıma bir tankın çıkacağını abi"
demiş şoför,
"Ben o viraja hep öyle girerim, karşıma her zaman
otomobil falan çıkardı..."
******
"Temel kafasına takılan bir konuyu arkadaşına
anlatıyormuş:
"Yahu İdris, şu İnciluzlaru hiç anlamayrum..."
"Neyini anlamaysun da?"
"Come yazıyorlar, kam okuyorlar..."
"Eee?"
"Peçi bunun, cel demek olduğunu nereden
anlayular?.."
******
"Temel ile İdris tatil için Antalya´ya gitmişler.
Kumsalda gezintiye çıkmışlar.
Temel, güneş altında kuma yatmış bikini mayolu genç kız
ve kadınları görünce İdris´e sormuş:
"Ha pu kadunlar öyle yatıp ne yapayular da?"
"Güneşte öyle kızarıyorlar işta..."
"Haçan bunlar çiğ oldukları zaman daha lezzetlu
değiller miymuş?.."
******
"Hemşire, doktora hastayı gösterdi:
- Kalbini dinlemek için ne zaman eğilsem, kalp atışları
hızlanıyor. Ne yapsak?
- Önlüğünün yakasını iliklesen... "
******
Haydi, Kalın sağlıcakla.
Her şey yüreğinize göre olsun.
HOPDEDİK
CUMARTESİ..
Eskilerde de güldük
hep birlikte,
Ağlanacak halimize,
İnşallah ileride
Ağlamadan güleriz
hep birlikte..