CEZA EVİ MEKTUBU…


Yıllar süren gazetecilik yaşamımda dostluklara önem verdiğim kadar dostlarımın başına bir iş geldiğinde mektup yazarak destek olmaya özen gösteririm..

Köroğlu’nun “Delik demir çıktı, mertlik bozuldu” deyimine inat bilgisayar ve cep telefonları çıktığından buyana mail ve mesajların dostlukların yavaş yavaş tükenmesine neden olduğu bir ortamda mektupların kıymetli olduğuna inanırım.

“Söz Uçar, Yazı Kalır” deyimi de onun için söylenmiştir.

Cezaevinde eğer bir dostunuzdan mektup aldı iseniz dünyalar sizin olur.

Koğuş arkadaşlarınızla birlikte okursunuz gün boyu mektubu..

Volta atarken bile destek olur dost mektupları..

Hala başta Silivri ve Alanya cezaevleri olmak üzere birçok dostuma mektup yazmaya devam etmekteyim.

Özgürlüklerine kavuşana dekte yazacağım Allah yaşam izni verir, elim tutarsa yazacağım.. Dostlarım anlasa da,anlamasa da yazmaya devam.

Geçtiğimiz gün Alanya cezaevinde birkaç yıldır yatan ismi bende saklı güzel bir kardeşimden mektup aldım.

Mektup içeriği üç sayfaya yakın.

Özgürlükten yoksun suçu hukuk dilinde kesinleşmiş fakat dostumun vicdanında hala soru işareti bırakan cezasını çekmekle meşgul şu anda..

Bu güzel kardeşim kendinden bahsetmekle birlikte hapishane şartlarını da dile getirmiş.

İnsanların suçu ne olursa olsun, devletin gözetiminde cezalarını çekiyorlarsa eğer, devlet içerideki insanların her türlü ihtiyacını karşılamak zorundadır.

Birçok konuyu dile getirdiği üç sayfalık mektubun cezaevleri şartlarını ilgilendiren bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum bugün…

“Avni Abi..Cezaevindeki şartlar eski cezaevleri gibi değil. İmkanlar daha iyi, daha güvenceli, yemek ve kaldığımız koğuşlar, yataklar oldukça iyi, oda sistemi 4 kişi kalıyoruz.

Odada televizyon, buzdolabı, çay için, ketil, vantilatör her şey var… Kütüphanede çok zengin kitap var.

Bunlar memnuniyet verici ancak sağlık hizmetleri berbat hastaneye tedavi için sevkler yapılıyor, fakat 6-7 aydır veya 10 aydır şahsım dişimdeki çürükler için dolguları yapılacak hala götürülmedim.

Bu durum sadece benim için geçerli değil genel olarak hastaneye tedavi için götürülmüyoruz. Hastalıklar ilerliyor,ağırlaşıyor,yenileri ortaya çıkıyor ve durmadan hap ilaç tedavisi uygulanıyor kesin teşhis ve tedavi maalesef yapılmıyor.”

Dostum mektubunda cezaevi şartlarını olumlu ve olumsuz olarak böyle getirmiş dile.

İleri demokrasiden bahsedenler.

Hukukun üstünlüğü politikası yapanlar.

Ve ülkemizin değerli savcıları ile Alanya başsavcımıza duyurulur.

Cezaevlerindeki mahkûmlar devlete ve size emanet.

İnsan hakları çerçevesinde vicdanınızın sesini dinleyerek lütfen konuya el atınız.

Sağlık hiçbir şeye benzemez.

Bu insanlar yarın tahliye olduklarında bizlerin arasına sağlıklı biçimde dönerek cezalarını çekmiş olmanın huzurunu sağlıklı biçimde yaşamalı.

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK

ÖZGÜRLÜK..

İçeriye girmeyen,

Volta atıp

Dostluk

edinmeyen

Bilmez

özgürlüğün

kıymetini.

Velhasıl

zordur

Cezaevi..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2910