BOŞVER.

Bazen boşvermek..Boş geçmek gerek hayatı.
Bazende bırakıvermek oluruna.Yaşam bu her gün aynı stres yerine ara sıra gülmekte gerek.
Bugün yine Cumartesi günlerden gülme günümüz.
Haydi dostlar hep birlikte uzaklaşalım stresten ve gülelim birlikte.
********
"Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. 
Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur. 
"..Şöyle açıklayabilirim..." der.. 
"Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. 
Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. 
Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir cift verdim ona. 
Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldıgım fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süveteri ona verdim. 
Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. 
Tam çıkmak üzereyken bana "Karınızın artık kullanmadığı başka bir şey var mı bu evde?" diye sordu.. 
Ve işte buradayız.."
********
"Kadın alımlı hareketlerle deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşır...
Kasadaki bayan botları poşete koyarken, hanımefendi sorar;
"39 lira değil mi?..."
Kız, "Ne münasebet" der gibi bakar ve 
"Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." 
Hanımefendinin bitiş cümlesi, kızcağızın kopuş anına denk gelir;
"Olur mu hiç, altında ´Size 39´ yazıyor..."
********
"Temiz ve bol oksijenli köy havası sağlığınıza iyi gelir." diye doktor bir yaylaya gitmemi önerdi, gittim.. 
Köye yerleştiğim ilk gün evin terasına çıktım, yan evde oturmakta olan komşum yaşlı adama "Burası gerçekten sağlık veren bir yer mi?" diye sordum. 
"Evet" dedi yaşlı adam, "Ben buraya ilk geldiğim gün bir tek kelime bile konuşamıyordum, başımda tek tel saç bile yoktu.. 
Yürüyemiyordum yahu.. Anla artık." Sevinçle
"Harika" dedim "Ne kadardır buradasınız?" Adam şaşkınlıkla "Nasıl yani?.." dedi 
" Kardeşim ben burada doğdum..!"
********
"Sigortacının biri orduya gider. Askerler içtimadadır.
Başlar anlatmaya:
- "Ben size sigorta satmaya geldim. Sigorta olmayanlar savaşa gittiğinde beynine bir kurşun yerse, ailesi hiç para alamaz; sigortalı olanların ailesine ise, devlet yüklü bir para öder. 
Şimdi kimler sigorta yaptırmak istiyor?"
Kimseden ses çıkmaz.
İki kez daha anlatır ama yine ses çıkmaz. Tam sigortacı gitmek üzereyken kıdemli bir başçavuş yardım önerir ve... 
"Bir de ben anlatayım, biz ne de olsa aynı dili konuşuruz" der :
- "Beyler, şimdi sigorta olup da beynine kurşun yiyenlere devletin ne kadar para ödeyeceği duyuldu mu?"
- Duyduuuk !!!  der herkes.
-"Şimdi siz hesap edin. Bundan sonra ilk çıkacak savaşta devlet, savaşa sigorta olanları mı, sigortasız olanları mı sürer?"
********
"Rahip tavuklarını kilise bahçesindeki kümesine kapatır. 
Bir gün horoz ortadan kaybolur. 
Ayinden sonra rahip cemaatine sorar: 
-Kimin horozu var? 
Bütün erkekler ayağa kalkar... 
-Hayır onu demedim, horozu kim gördü? 
Bütün kadınlar ayağa kalkar... 
-Hayır efendim, başkalarının horozunu kim gördü demek 
istiyorum. 
Kadınların yarısı ayağa kalkar... 
- Allah, Allaaah ! Benim horozumu kim gördü yahu? 
Bütün rahibeler ayağa kalkar..."
********
Haydi Kalın sağlıcakla.
Her şey yüreğinize göre olsun..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 84