Bir Öykümüz Var..


Bir adam köyünden çıkmış, kasabaya gidiyor...

Hava güzel...

Bir akarsuyu izleye izleye, türkü çağıra...

Birine rastlamış, o da kasabaya gidiyormuş...

Birden gökyüzünü kara bulutlar kaplamış, arkadan gök gümbürdemiş, yağmur kovadan boşanırcasına yağıyor...

İkinci adam tedbirli, yağmurluğu sırtında, birinci adam ıslanıyor...

İkinci adam torbasını açmış, bir yağmurluk çıkarıp vermiş:

"Al bunu giy, ıslanma..."

Diğeri, "Allah razı olsun" demiş...

Bir süre sonra yağmur kesilmiş, birinci adam yağmurluğu sahibine vermiş:

"Çok teşekkür ederim..."

Adam mağrur, gülümsemiş:

"Eğer benim yağmurluğum olmasaydı, sırılsıklam olurdun..."

Diğeri "Teşekkür ettim ya" demiş...

Biraz gitmişler yine aynı laf:

"Benim yağmurluğum olmasaydı, sırılsıklam olurdun..."

Biraz sonra adam lafını daha da sıklaştırmış:

"Benim yağmurluğum olmasaydı, donuna kadar ıslanırdın..."

Adam, o anda durmuş ve kendini akarsuya atmış..

Dalmış, çıkmış ve bağırmış:

"Ulan be yüzsüz" demiş:

"Bundan daha fazla ıslanamazdım ya!.."

 --//--

Seçimler son hızla devam ediyor.

Eli kulağında desek yeri var..

Daha önce de değindiğim gibi siyasi parti adaylarının peşinde bir sürü yalaka ve yağdanlık işbaşında.

Kimileri tek tek seçim bürolarını dolaşıp siyasi görüşleri ne olursa olsun fark etmiyor.

Her milletvekili adayına şemsiye tutuyor.

Nerede ise karşısında takla atacak.

El pençe divan “Oyum Senin Sayın vekilim” sözlerini tekrarlayıp duruyor.

Tek milletvekili adayına dese bu sözleri yüreğim yanmayacak.

Adamlar resmen oy tacirliğine soyunmuşlar.

Siyasi partilerin ilçe başkanlarının kapısını aşındıran aşındırana..

Sandık günü yaklaştıkça bu gibi kişiler çoğalacak gibi.

47 yılı geride bırakmak üzere olduğum gazetecilik yaşamımda bu işe aklım ermedi gitti..

Nasıl beceriyorlar.

Nasıl her siyasiye ayrı şemsiye tutuyorlar pes doğrusu.

Bugün her adayı ayrı idare eden yalaka ve yağdanlıklar, siyasi partisi fark etmez milletvekili adaylarına şemsiye tutmaya devam edecekler kesin..

Bu tip insanların gerçek anlamda siyasi görüşü olmaz.

Onlar için siyasi düşünceden önemli olan başka şeyler ön plandadır.

Çıkarcılık ve ileride nemalanmak gibi düşünceler doğdukları gün sanki yazılmıştır yüreklerine.

Bu tip insanlardan öyle çok tanıdım ki saymakla bitmez.

İllaki sizlerde tanımışsınızdır isim vermeye gerek var mı?..

Onlar bildikleri, doğrultuda yollarına devam edecekler kuşkumuz yok..

Biz mi ne yapacağız.

Doğru bildiğimiz yolda gazeteciliğe devam..

Bir fıkra ile daha noktalayalım yazımızı ne dersiniz?.

--//--

“Dün akşam bir şimşek çaktı” diye başlamış söze:

“Ortalık   gündüz gibi oldu. Dağın eteğinde tam beş bin çakal  gördüm”

İkincisi devam etmiş:

“Şimşek çakınca ben de dağın tepesinde  bir deve  gördüm. Başını uzattı, ovadaki  dereden su içiyordu.”

Birincisi dayanamayıp sözünü kesmiş:

“Haydi haydi. Deveyi düze  indir..”

Diğeri hemen atılmış:

“Sen de çakalı yüze  indir”

--//--

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK
ŞEMSİYE..

Şemsiye tutmak,

Siyasinin karşısında

El pençe taklaya hazır olmak

Her baba yiğidin işi değildir.

Yalaka ya da yağdanlık

Olduğunda

İş tamam..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 411