BİR EŞEK HİKAYESİ…

Kıssa-dan hikayeler..
Fıkralar..Gerçek yaşanmış öyküler..
Eskilerin bizlere verdiği nasihatlar..
Her zaman,her yerde gerçekliğini korumuyor mu.?
Aynen öyle..
Ne kadar ders çıkarıyoruz bilemem..
Buyurun bir hikaye daha okuyalım hep birlikte..
Ders çıkarması kalsın size..
*******
“Eşekler köydeki semerciden çok şikâyetçilermiş.
Semerci hiç iyi semer yapamıyormuş.
Eşeklerin sırtları kanlı yaralarla doluymuş.
Eşekler toplanıp yeni bir semercinin gelmesi için dua etmişler.
Hikâye bu ya duaları da kabul olmuş ve gerçekten köye yeni bir semerci gelmiş.
Ne var ki bu semerci de eşekleri rahatlatacak semerler yapamıyormuş, yaralar azalacakken artmaya başlamış.
Eşekler yine toplanıp, köye yeni bir semerci gelmesi için dua etmişler.
Ve gerçekten mevcut semerci köyden ayrılmış, yerine başka bir semerci gelmiş.
Eşekler her semerci değişikliğinde olduğu gibi yine çok sevinmişler.
Ama çok zaman geçmeden yeni semercinin de çok farklı olmadığını, semerlerin gittikçe daha da kalitesizleştiğini, yaralarının ise kötüleştiğini görmüşler.
Semerci gitmiş, semerci gelmiş.
Her seferinde eşekler yeni semerci gelmesi için dua etmişler.
Bu hikâye kaç semerci değişene kadar böyle devam etmiş bilmiyorum.
Nihayet bir gün eşekler toplanıp, eski semerciden kurtulmak için değil de eşeklikten kurtulmak için dua etmeye başlamışlar. 
Ne demişler?..
Biz eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur.”
Bu hikaye Anadolu topraklarında yıllardır anlatılır.
Daha çok, “Biz eşek oldukça sırtımıza semer vuran çok olur” derler.
Suçlu sensin, benim, biziz.
Bize diyorlar ki siz eşeklik ettiniz.
Ya Allah aşkına yukarda ki Eşek hikayesindeki eşeklerden ne farkımız kaldı?.
Semerciler değişiyor ama eşeklik baki kalmıyor mu?
Olsun ama ya semerciler?.
Onlar ne olacak?.

Haydi,kalın sağlıcakla..
Her şey yüreğinize göre olsun..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 215