BEKTAŞİ..

11 Ayın sultanı Ramazan ayındayız. Müslüman alemi bu güzel ayın tüm nimetlerinden yararlanmalı.

Öncelikle hali vakti yerinde olanlar, olmayanları görmeli ve de görebilmeli.

Ramazan ayımız mübarek ola..Ramazan ayı olurda Bektaşi`den fıkra olmaz mı hiç..

Bugün bir kaç Bektaşi fıkrası ile yüreğimiz ferahlasın..

**********

"Bektaşi`nin biri her gün kasabada `Her şey Allah`tan`, `Her şey Allah`tan` diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi`ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplak atmış. Canı fena halde yanan Bektaşi`nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce;

- Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah`tandı.

- Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah`tan da ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum."

********

"Bektaşi -ya da Alevi- iki öküzüyle tarlasını sürermiş; kırmızı öküz az yem yiyip, çok çalışırmış; sarı öküz lanet mi lanetmiş!.. Hem çok yermiş, hem tembelmiş!.. Bir gün öfkelenmiş Bektaşi:

- Ey Allahım, demiş, şu sarı öküzün canını al da kurtulayım..

Baba Erenler ertesi sabah ahıra girince ne görsün, kırmızı öküz sizlere ömür, sarı lanet capacanlı... Dışardan bir çocuk çağırmış Bektaşi, öküzleri göstermiş:

- Ulan, demiş, bunların hangisi sarı, hangisi kırmızı?.. Çocuk göstermiş:

- Bu sarı, bu kırmızı!.. Bektaşi gözlerini göğe çevirmiş:

- İmanım, demiş, bacak kadar çocuk renkleri biliyor da, sen ayıramıyor musun?..

********

"Bektaşi dalıp gitmişti. Güzel ve sakin bir havada Tanrıyla başbaşaydı. Belli ki Tanrı ile halleşiyordu. Onun dalgınlığını izleyen, yakınındaki masada oturan merakla sordu:

-Dalmış gitmişsin, kimin kimsen yok mu, yalnızmısın? Daldığı alemden ayrılmak zorunda kalan Bektaşi:

-Asıl şimdi yalnız kaldım,dedi."

********

"Şarap yapmak yasaklanmış; sıkı bir kontrolle, şarap yapan yakalandığında kellesi vuruluyordu.

Bağ bozumu vakti geldiğinde, Bektaşi üzümlerin suyunu küplere doldurdu. Durumdan haberdar olan hükümdar, Bektaşinin küpleri başına geldiğinde, hiddetle sordu:

-Üzüm suyu küplere ne için dolduruldu?

Bektaşi, yakalanmışlığının telaşı ile cevap verir:

-Dolduruyorum ki, orada sirke olsun.

Hükümdar, biraz yumuşayarak yeniden sordu:

-Sirke dersin ama, ya şarap olursa!

Hükümdarın yumuşadığını gören Bektaşi:

-Orasını Allah bilir,dedi."

********

"Softanın biri Bektaşinin önüne geçti:

-Ey Erenler; iyisin, hoşsun, ilim irfan sahibisin; bir de oruç tutup, namaz kılsan, bizim nazarımızda da itibarın olur o zaman, dedi.

Bektaşi gülümseyerek:

-Sizin nazarınızda itibar kazanmak için, Tanrı önündeki itibarımı zedeleyemem, dedi."

********

"Meyhanelerden çıkmazdı hiç. İçkisini içer, geç vakitte naralar atarak evinin yolunu tutardı. Ne çocuğuna, ne eşine, ne anasına,babasına ve ne de çevresine hayrı dokunmamıştı. "Ayyaş Hamdi" böyle bir yaşamın sonunda rahmetli oldu.

Cenaze namazı kılındıktak sonra İmam sordu:

-Merhumu nasıl bilir siniz?

-İyi insandı... Kimseye kötülüğü olmadı... Toprağı bol olsun... ve benzer cevapları duyan Bektaşi sabredemedi ve yanındakinin kulağına fısıldadı:

-Bizi neyse de, Allahı da aldatmaya yelteniyorlar."

********

Haydi kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 110