ATMA BE KARDEŞİM !..

Avcılar genelde palavracı olur..

Atınca mangalda kül bırakmayan cinsten.






Birde politikacıların çoğunluğunu katabiliriz bu işe.

Dün söylediğini, bugün "ben öyle bir şey demedim" dedikleri gibi.

Her neyse..Bugün canımız yazı yazmak istemiyor..

Geçen ömürle birlikte günlerde eriyip gidiyor.

Bir kaç avcı fıkrasına ne dersiniz?..

Bu arada siyasilerinde kulaklarını çınlatmış oluruz.

********

"Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski bir ayı postunu göstererek der ki:

"Bu ayıyı Bolu ormanlarında vurmuştum."

Misafirlerden biri, bu palavraya inanmayıp sorar:

"Nasıl olur? Bu kutup ayısıdır. Bolu`da bulunmaz."

Avcı gülümseyerek cevap verir:

"Kardeşim ayı bu. Buranın kutup olmadığını, Bolu ormanları olduğunu nereden bilsin?"

********

"İskoçya’da iki avcı ava çıkarlar. Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar.

Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakar ki arkadaşı nefes almıyor, gözlerin deki ferin de kaybolduğunu fark eder ve hemen acil sevisi arar.

Arkadaşım öldü, der ne yapmam gerekir diye sorar.

Telefonun ucundaki ses:

- "Sakin olun ben size yardım edebilirim ama önce arkadaşının öldüğünden emin olmamız gerek" der ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.

Sonra:

- "Tamam, şimdi ne yapacağım"

********

"Temel bir gün ava gitmeye karar vermiş, sihirli kemanını, tüfeği almış ve ava gitmiş Av esnasında bir aslanla göz göze gelmişler.

Temel tetiğe basmış tüfek patlamamış. Temel kemanı çalmış ve aslanı uyutmuş.

Eve gelmiş ve tekrar ava gitmiş.

Aslanla yine göz göze gelmiş, tetiğe basmış, gene patlamamış, hemen kemanı çıkarmış, çalmış ama aslan onu parçalayıp yemiş.

Ağaçta iki maymun konuşuyormuş, biri demiş:

- "Ben sana demedim mi, bu bizim sağır aslana denk gelirse işi biter.."

********

"Temel ile İdris avcılığa merak sarmışlar ve bu işi birinden öğrenmeyi kafaya koymuşlar.

Duymuşlar ki bilmem ne köyünde bir Mehmet ağa varmış, bu işin piriymiş. Hangi delikten, hangi hayvan çıkar bilirmiş.

Doğru Mehmet ağaya gitmişler, dertlerini anlatmışlar. Hayli yaşlı bir adam olan Mehmet ağa "zaten artık benimde birilerini yetiştirmem lazım" demiş ve çıkmışlar dağlara.

Ufacık bir delik çıkmış karşılarına. Mehmet ağa demiş ki;

- "Bu delikten biraz sonra sincap çıkar."

Gerçekten iki dakika sonra çıkmış sincap, bizim avcılarda sincabı bir atışta vurmuşlar. Biraz ileride biraz daha büyük bir delik.

Mehmet ağa demiş:

- "Birazdan buradan bir tavşan çıkar.", dediği gibi tavşan çıkmış gerçekten ve bizimkilerde indirmişler aşağı. Daha ileride biraz daha büyük bir delik bu defaki kurban tilki ve daha sonra daha büyük bir delikten de bir ayı avlamışlar.

Mehmet ağa

- "Ben yoruldum artık gidiyorum", demiş.

Temel ile İdris biz biraz daha avlanacağız diye devam etmişler. Koca bir deliğe rastlamışlar ve beklemeye başlamışlar.

Ertesi günkü gazetelerde haber

- "Manisa treni iki kişiyi ezdi".

********

"Uzun bir avdan sonra Temel köyüne geri dönmüş. Hiç bir şey getirmediği gibi ağzını bıçak açmıyor.

Herkes biliyor ki Temel dertli. Kahvede bizimki otururken kadim dostu Dursun yanına yaklaşıyor.

"Temel gözüm neyin var niye böylesin ?" .

Temel biraz ofluyor pufluyor ardından anlatmaya başlıyor

"Dursun avın son gününde bir mağaradan geçiyordum, merak ettim içeri girdim"

"eeee??"

"Eesi o ki baktım içeride kocaman bir AYI tabi tam tüfeği doğrulttum ki Ayı uyandı atladı üstüme, elbiselerimi yırttı ve resmen bana tecavüz etti yaaa..."

Dursun arkadaşının derdine çok üzülmüş hemen teselliye başlamış

" Vah canım arkadaşım benim merak etme kimseye söylemem boş vereceksin unutacaksın..."

Temel şöyle içli içli dönmüş gözler yaşlı.

"İyi diyorsun da Dursunum bak 10 gün geçti ne bir tatlı söz ne bi çiçek ...."

********

Haydi kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun.

 

 

 

HOPDEDİK

AVCI..

Ava giden avlanır

derler.

Bazısı avlanır.

Bazısı yakalanır.

Bazıları da

günlerce palavra

anlatır !..

Bazıları ise

sırf palavra

atmak için

siyasetçi olur..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1010