AKIP GİDİYOR.

Her sabah gazetedeki ofisimizi paylaştığımız kardeşlerimizle zamanın su gibi akıp gittiğinizden söz ederiz.


2014 nerede ise sona ermek üzere..

Baksanıza Ekim ayının son cumartesisi bugün..Ülkenin içinde bulunduğu kritik günleri elbirliği ile aşmamız dileği ile her cumartesi olduğu gibi bu cumartesi günüde gülelim dostlar ne dersiniz?..

--//--

“Ülkenin birinde her gün yeni bir vergi konmaya başlanmış..

Halk canından bezmiş.

Parası olmayıp ta vergisini yatırmayanların altında ve üstünde ne varsa alınıyormuş.

Vergiciler evlere gidip bildiriyor..

Vatandaşlar da hükümdarın sarayına gidip ödüyorlarmış.

Sarayın önü eğlence yerine dönmüş.

İçeri giren ya ceketsiz, ya pantolonsuz çıktıkça, bekleşenler üzüntülerini gülerek geçiştirmeye çalışıyorlarmış.

Yine bir gün bir vatandaş içeri girmiş..

Çıktığında ne görsünler.

“Adam çırılçıplak”.

Üstelik  önünde ve ardında iki yapışkan..

İzleyiciler meraka sormuşlar;

“Bu ne hal böyle?”

“Param yetmedi” demiş vatandaş:

“Vergi borcumu ödeyemedim. Gördüğünüz gibi, gazımı da, suyumu da kestiler”

--//--

“Temel araç kullanırken otobanda ters yola girmiş.

Trafiği havadan denetleyen ekipler Helikopterden anonsa başlamışlar:

 “Dikkat dikkat.. Aracın biri ters yola girdi, Dikkat.”

Ters yola girdiğini, fark etmeyen Temel karşıdan birçok aracın geldiğini görünce başını yukarı çıkarıp seslenmiş:

“Hangi birisi. Hangi birisi”

--//--

“Adam süratli araba kullanmaktan yargılanıyormuş.

Uzmanlar arabayı kullananın sarhoş olduğunu saptamışlar..

Yargıç tanıkları dinledikten sonra sanığa sormuş;

“Uzmanlar arabayı kullanırken sarhoş olduğunuzu söylüyorlar. Buna sen ne diyorsun?”

“Hayır” diye konuşmuş sanık:

“Sarhoş değildim.. Sadece her zamankinden biraz fazla içmiştim”

Bir süre düşünen yargıç

Sanığa şöyle demiş:

“Bu itirazınız dikkate alınmıştır. Bu nedenle sizi otuz gün yerine bir ay  hapse  mahkûm ediyorum.”

--//--

“Kasabanın birinde yıllardır semer yapan usta ölmüş.

Yeni gelen semerci acemiymiş.

Yaptığı semerler yüzünden eşeklerin sırtında yaralar açılmış.

Kasabanın eşekleri duaya çıkmış:

“Tanrım sen bizi bu semerciden kurtar”

Sonunda dualar kabul olmuş.

Acemi semerci ölmüş..

Ne var ki, yeni semerci daha aceminin biriymiş.

Eşekler yeniden duaya hazırlanırken, kasabanın yaşlı semercisi demiş ki:

“Beyler bu iş dua ile filan olmaz. Bu semerci ölse başka biri gelir”

Eşekler sormuşlar:

“Öyleyse ne yapalım?”

Yaşlı boz eşek şöyle demiş:

“Semercinin ölmesinin bize yararı olmaz. Biz eşek oldukça biri gider, biri gelir. Tanrı’ya eşeklikten bizi kurtarması için dua edelim..”

--//--

“Kafayı çeken iki arkadaş genel tuvalette işiyorlarmış.

İyice sarhoş olanı ötekine seslenmiş:

“Affedersin bir saniye bakar mısın?”

“Efendim..”

“Ne olur bakar mısın? Benim elimde bir şey var mı?”

“Yok” demiş adam:

“Elleriniz bomboş..”.

“Hay aksi şeytan”diye söylenmiş diğeri:

“Desene gene donuma ediyorum”

--//--

“Ağa ile çobanı at arabasıyla pazara giderken, ağanın aklına bir muziplik gelmiş.

“Bak” demiş çobana,

“Şu gördüğün sığır tezeklerini yersen, atı da, arabayı da sana vereceğim”

Çoban hiç düşünmeden, atlayıp tezeği yemiş.

Kasabaya gitmişler.

İşlerini görüp köye dönerlerken, atı arabayı çobana kaptıran ağa kendi kendine söyleniyormuş:

“Muziplik edelim dedik. Ata arabayı çobana kaptırdık”

Durumu anlayan çoban seslenmiş:

“Ne o ağa çok üzgünsün galiba? İstersen atı ve arabayı geri alabilirsin?”

Ağa “tamam” demiş,

“Ne istersen veririm”

Yolun kenarında ki pisliği gösteren çoban,

“Bir şey istemem” demiş,

“Şu hayvan bo..unu ye, at ve araba tekrar senin olsun”

Denilenleri yapan ağa atına ve arabasına kavuşunca çoban sormuş,

“Ağa pazara giderken bu at ve araba kimindi?”

“Benimdi”

“Peki, şimdi kimin?”

“Gene benim.”

“Peki, ağa” demiş çoban,

“Biz bu bo..u neden yedik öyleyse?”

 

--//--

“ABD’nin küçük bir şehrinde çıkan biricik gazetenin yazı işleri müdürü bir gün şöyle bir yazı kalem almış:

.”Yerel politikacılarımızın yarısı namussuzdur”

Ertesi gün ortalık karışmış..

Yazara  iddiasını geri almak için baskılar yağmaya başlamış.

Bunun üzerine yazar iki gün sonra köşesinde  şu yorumu yazmış:

“Yazdığımızın aksine, politikacılarımızın yarısı namussuz değildir”

--//--

Haydi,kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

 

 

HOPDEDİK

GÜLMEK..

Gülmek güzel şey

Be kardeşim..

Hem de çok güzel..

Gülmek değildir

Kişiye özel.

O zaman hep birlikte

Gülmeye değer..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2037