• Ana Sayfa
  • »
  • “GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ” Şükrü Sözen`in Mektubu..

“GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ” Şükrü Sözen`in Mektubu..

Aşağıdaki köşe yazım 19 Temmuz 2010 tarihinde Akdeniz Haber Gazetesinde yayınlanmış…

O dönem FETÖ örgütünün kumpasına denk getirilen ve 16 ay suçsuz yere hapis yatan Manavgat Belediye başkanı Şükrü Sözen ile ilgili köşe yazımı bugün Adalet arayan Şükrü Sözen’in ne denli haklı olduğunu yansıtan mektubu ve benim görüşlerime yer verdiğim yazımı bir kez daha okumanızı istiyorum..

Şükrü Sözen kardeşimin iznine sığınarak..

*******

“Günümüzün teknolojisinde geçmişin izleri yavaş yavaş silinmeye başladı..

Eskilerde mektuplar dostluğun, arkadaşlığın, kardeşliğin simgesi idi.

Şimdilerde Köroğlu misali "Delik demir çıktı, mertlik bozuldu" hesabı, msn’ler,cep telefonları mektupların yerini aldı gibi gözükse de.

Asker, ocağında.

Hapishanede..

Hastanede hala mektup yolu gözleyen binlerce insan var.

Dostluğun,kardeşliğin pekiştiği mektuplardan Allah hiç birimizi mektupsuz ve dostsuz bırakmasın..

Belediye başkanımız, kardeşimiz Şükrü Sözen`in bir ayı geçen tutukluluk süresince dostluk çerçevesinde yazdığım mektuplara geçtiğimiz günlerde yanıt geldi.

Hukuki sürecin henüz başlamadığı olayda ben şahsen birçok insanın olduğu gibi Şükrü Sözen`in bu olaydan aklanarak aramıza bir an önce döneceğine yürekten inananlardanım.

Bugün size şahsıma Şükrü Sözen`in gönderdiği mektuplardan birini paylaşmak istiyorum.

Buyurun hep birlikte mektuba göz atalım.

*******

"Sevgili Avni Abi.

Öncelikle sevgi ve iyi dileklerimi iletiyorum.

Mektuplarını aldım. Beni ne kadar mutlu etti anlatamam. İnsanların her koşulda desteğe ve iyi dileklere maneviyata ihtiyaçları vardır. Hele hele burada.

Burayı kimseye tavsiye etmiyorum. Ama insanların mutlaka kısada olsa burayı görmesi gerektiğine de inanıyorum. Tam bir sınav yeri, tam bir hayat okulu.Çok farklı hikayeler var.Herkes kendince haklı sebeplerce burada.Çok küçük sebeplerle hayatını karartan insanlar,pişmanlıklarla dolu hikayeler,çıktığı zaman program yapanlar,çok uzun zaman burada olacaklar.

Bende o hikayelerin arasındayım şu an.Benimde bir hikayem var tabii.Tek düşüncem Manavgat`a hizmet edebilmek ve bunu bir an önce yapma heyecanı..

Bu göreve ilk talip olurken çok düşünmüştüm.Artılarını eksilerini,kaybedeceklerimi.Bir çok şeye hazırlıklı olduğumu zannediyordum.Ama buraya asla..

Bu kadarını hak ettiğimi düşünmüyorum. Burada bol bol düşünme şansım oluyor. Muhasebe yapma şansın oluyor. Kendimi çok sorguladım. Bu görevi üstlenmeye değermiydi diye.

Düzgün bir hayatın var, iyi bir ailen var. Kimseye gıpta ile bakmayacağın imkanların ve dostların var.Üzüntü duyduğum yegane şey,hakikaten bu süre zarfında çok çalıştım.Sana enteresan bir şey söyleyeyim ilk defa göz altına alındığım hafta sonu çocuklarımla bir arada oldum.Sanki içime doğmuş.Ailecek güzel bir hafta sonu geçirdim.Pazartesi buradayım.

Beni en çok üzen, daha bir şey belli olmadan yargısız infazlar. Hemen bundan nemalananlar. Yazık. Benim bu makamın getirisine ihtiyacım olmadığını en iyi bilensin. Hiç bir maaşım bugüne kadar evime girmedi. Aksine cebimden gitti.

Böyle şeylerle suçlanmak çok acı. En büyük üzüntüm adımın tartışılır olması bile babamı üzmüştür. Hayatta en son isteyeceğim şey onun namuslu adına leke getirmek. Bu benim için ölmek demektir.

Adliyeye getirilirken polisler kolumda, basın çekiyor. Hep çocuklarımı düşündüm. Küçücük bir yanlış içinde olmadan bugüne kadar gelmişim, şimdi böyle çirkin bir ithamla çocuklarım babalarını gazetelerde görecek. Bunun acısını, ızdırabını anlatamam. Ama her şeye rağmen adalete sonsuz güvenim var. Bir gün herkese lazım olacak ve oluyor. Bütün bunların açığa çıkıp alnımın akıyla Manavgat`a döneceğimden hiç kuşkum yok. Fakat eski Şükrü olurmuyum bilmiyorum.

Gecesini gündüzüne katan hizmet için risk alan bir başkan, sanmıyorum.

Ailemi ihmal ettim, ergenlik çağında koç gibi oğlum var bir kere karşıma alıp konuşamadım. Zaman ayıramadım. Yetişmesine katkı yapamadım. Kızımla olamadım. Eşime zaman ayıramadım. Sağlığımı kaybetmek üzereydim.

Düşünüyorum da bu sürede güzel işler yaptık. Kısa zamanda olsa. Belediye ve Matab`ta.Yine üzücü olan bütün programım bu altı ay içindeydi.Projelerim ve finans işlerim bitmişti.Büyük  2 - 3 projemi başlatacaktım.Matab`ta arıtmayı bitirmiştim,açılışını yapacaktım.

Ama hepsi Allah`ın takdiri. Kaderimde burası da varmış.Ara-sıra Poliannacılık oynuyorum.Bu istirahata ihtiyacım vardı diyorum.Bol bol kitap okuyorum.Ama kimseye de tavsiye etmiyorum.Üretmek isteyen insanın en son geleceği yer.

Dostlarımızı öğrenme fırsatı yakalıyoruz. Bir büyüğüm hayatta tecrübenin sınırı yok derdi. Burada çok şey öğreniyorum.

Beni en çok yıkacak olan dostların benden kuşku duyması. Bu benim sonum olur. Manavgat’ı çok seviyorum. Hemşehrilerimi çok seviyorum. Sizleri çok seviyorum.

Tüm dostlara da selam ediyorum. İmkan olan en kısa sürede görüşmek üzere hem sana, hem ailene, hem çalışanlara ve tüm Manavgat`a selam ve saygılarımı sunuyorum"

********

İşte böyle sevgili dostlar.

Yüreği insan ve Manavgat sevdası ile dolu başkanımız Şükrü Sözen`den gelen mektubu sizlerle paylaştım.

O`nun affına ve iznine sığınarak.

En kısa zaman diliminde aklanarak aramıza döneceğine de yürekten inanmaktayım.

Sabret başkan

Sabret.

Bu günler geçecek elbet..

Haydi, kalın sağlıcakla.

Her şey yüreğinize göre olsun…”

 

 

 

HOPDEDİK
ADALET…

Adalet er ya da geç

Yerini bulur.

16 ay kumpas sonrası

Yatıp çıkan

Şükrü Sözen bugün

Adalet arıyor..

Sonuçta beraat edip

Adaletin yerine geldiğine

sevinecek

Hem kendi.

Hem de Manavgat..

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 447