Günümüzün hastalığı: Depresyon

Günümüzün hastalığı: Depresyon
Manavgat Devlet Hastanesi’nde görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Savaş Öztürk, depresyon hakkında bazı açıklamalarda bulundu. 04.09.2015 17:19

Dr. Öztürk açıklamalarında şunlara değindi:

“İnsanlar zaman zaman kendilerini üzgün, mutsuz, sıkıntılı hissederler. Bu tür duygular depresif duygulardır. Depresif duyguları yaşamak olağandır. Bu duyguların; sıklığı ve şiddeti arttığında, süresi uzadığında, mesleki veya sosyal hayat etkilenmeye başladığında depresif bozukluk düşünmelidir. Depresyon yaygın bir bozukluktur. Her 6 kişiden biri hayatının bir döneminde depresyon geçirmektedir. Ekonomik sorunlar, işsizlik, boşanmış olmak, hiç evlenmemiş olmak, ilişki veya evlilik problemleri, alkol ve uyuşturucu kullanımı depresyona girme riskini artırmaktadır. Kadınlarda depresyon riski hormonal ve sosyal nedenlerle erkeklere nazaran daha fazladır. Depresyon gelişmesinde ailede hastalık öyküsü, sosyal ve hormonal sebepler ile çeşitli hastalıkların varlığı rol oynayabilir.

Depresyonun temel belirtileri; karamsarlık, umutsuzluk, çaresizlik hissi, hayattan zevk alamama, ilgi kaybı, iç huzursuzluk, tahammülsüzlük, kendine güvende azalma, kararsızlık, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, bitkinlik, uyku ve iştah değişiklikleridir. Sıklıkla görülen diğer belirtiler ise yaygın ağrılar, vücutta yanma hissi, uyuşma ve öfke patlamalarıdır. Hüzne eşlik eden ağlama olabileceği gibi, kişi ağlayamamaktan da yakınabilir. Eskiden zevk aldığı aktivitelere istek duymaz ve bunlardan sıkılabilir. İnsanlardan uzaklaşarak içe kapanma ya da yalnızlığa tahammülsüzlük ve motivasyon kaybıyla gelecekle ilgili hedef belirleyebilmek ve hedefe odaklanmak güçleşir. Gelecekle ilgili olumsuz düşünceler artabilir. Geçmişte yaşanmış olumsuz olaylar sık sık akla gelmeye başlar. Alınganlık artar. Enerji azalır ve kişi çabuk yorulmaya başlar. Ağır durumlarda kişi kendine zarar verme planları yapabilir ya da zarar verebilir. Bu belirtilerin birkaçı aynı anda kişide bulunuyorsa depresyon olduğu düşünülerek psikiyatriste başvurmak gereklidir.

 

Depresyondaki kişilerin birçoğu tedavi görmemektedir. Bunun sebepleri arasında hastalığı tanımamak, toplumdan çekinmek, yardım isteyecek gücü kendisinde bulamamak sayılabilir. Depresyondaki kişilerin birçoğunun intihar düşüncesine de sahip olabileceğinden,  bu kişilerin ailesi, yakınları veya diğer hekimler tarafından psikiyatriste yönlendirilmesi gerekir.

Depresyon tedavisinde ilaçlar, psikoterapi, beyin uyarıcı teknikler kullanılır. Tedavide kullanılan ilaçların büyük çoğunluğu bağımlılık yapmamaktadır. Bağımlılık yapma riski olan ilaçlar ise yeşil reçete kapsamımdaki özel reçetelerle eczaneden alınabilmektedir. Depresyon tedavi edildikten sonra bir süre yeni bir depresyondan korunmak için ilaç tedavisinde devam edilir. Tedavinin ilk altı ayından sonra hastanın yakınmalarında belirgin bir düzelme gözlenir. Hastaların, kendilerine düzenlenmiş olan tedaviye uymaları, hekimlerinin tavsiyesi dışında doz azaltımı veya artırımı yapmamaları tedavinin altın kurallarındandır. Bu tavsiyelere uyulması halinde hastaların depresyondan kurtulması kolaylıkla sağlanabilir.”

 

 

 

 

 

 


Etiketler: 1

Diğer SAĞLIK haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir