MÜFTÜ ATİLLA'DAN ORGAN BAĞIŞI AÇIKLAMASI

MÜFTÜ ATİLLA'DAN ORGAN BAĞIŞI AÇIKLAMASI
Manavgat Müftüsü Mustafa Atilla 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası kapsamında açıklamada bulundu.09.11.2018 15:04



Manavgat Müftüsü Mustafa Atilla, Organ Bağışı Haftası’nda yaptığı açıklamada dini açıdan organ bağışı ve naklinin bir sakıncasının olmadığını söyledi. Müftü Atilla, Peygamber Efendimizin yaşadığı dönemde; ne Kur’an’da ne de sünnetlerde organ bağışı ve nakli ile ilgili bir hüküm bulunmamasına karşın İslam dininin insan yaşamına büyük önem verdiğine dikkat çekerek, “Ancak dinimizde kitap ve sünnetin ışığında çıkarılmış genel hükümler ve kaideler söz konusu mesela yeni problemler ortaya çıktığı zaman biz bu problemleri yine Kuran-ı Kerimin ve hadisi şeriflerin ışığı altında çözümlemeye çalışırız” dedi.

Bu doğrultuda olaya bakıldığı organ bağışı ve naklinin dinen bir sakınca oluşturmadığına vurgu yapan Müftü Atilla, “Bu konuda şunlar söylenebilir. Bilindiği üzere insan mükerrem bir varlıktır. Yani yaratıklar içerisinde Cenabı Allah insanı en mükemmel surette yaratmıştır. Normal durumlarda ölü ve diri kişilerden alınan organ ve dokulardan faydalanılması insanın saygınlık ve kerametine aykırı olduğu için caiz görülmemiştir. İnsanın normal hayattayken nasıl canı mükerremse saygınsa ölü olan insanında varlığı mükerremdir. Sağlıklı insanın parmağına kemiğine zarar verilemeyeceği gibi ölmüş olan insanında parmağına zarar verilemez. Ancak zaruret durumunda zaruretin miktarı ve mahiyetine göre bu hüküm değişebilir. Mesela İslam alimleri eski devirlerde karnında canlı şekilde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine başka kemiklerin nakline cevaz vermişlerdir. Yani bir anne vefat etmiş olsa karnındaki bebekte sağ olmuş olsa İslam alimleri bu konuda cevaz vermişlerdir annenin karnı yarılır ve canlı çocuk kurtarılır demişlerdir. Aynı şekilde mesela açlık ve susuzluk gibi hastalığı da haramı mubah kılan bir zaruret saymışlar. Dolayısıyla tedavileri mümkün olmayan hastaların haram ilaç ve maddelerle tedavilerini caiz görmüşlerdir” diye konuştu.

Ancak organ bağışı ve naklinde özellikle dikkat edilmesi gereken bazı hususların olduğunu belirten Müftü Atilla, “Nelerdir şartlar; birincisi zaruret halinin bulunması yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan başka çaresi olmadığının uzman doktorlar tarafından tespit edilmesi dinimizde birinci önceliktir. İkincisi hastalığın bu yoldan başka tedavi edilebileceğine imkan olmaması, yani bu yol tedavi eder diye uzmanların fikir birliğini bulması. Üçüncüsü ise organ veya dokusu alınan kişinin bu işlemi yapıldığı esnada ölmüş olması. Eğer organ canlı bir insandan alınacaksa bu organın temel bir hayati fonksiyonunu devre dışı bırakmaması. Bundan şunu kastediyoruz; mesela iki gözünü verip de kişinin kendisinin kör olması doğru olmaz, caiz olmaz. Yahut iki böbreğini birden vermek caiz olmaz. Toplumun huzur ve düzeninin bozulmamasından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında iken buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanının olmaması şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması, dolayısıyla organını verecek kişi hayatındayken demelidir ki; benim organlarım alınsın diye izin vermelidir. Yahut aksine bir görüş olmayacak fakat yakınlarının rıza göstermesi gerekecek. Bir diğer şart alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir ücret alınmaması çünkü bu iş ticaret işi değildir sadakadır verende alanda bunda herhangi bir ücret düşünmeyecek. Tedavisi yapılacak hastanın kendisine yapılacak bu nakle de razı olması yine şarttır. Son olarak bu nakiller devlet kontrolü altında yapılmalıdır” diye konuştu

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir