Çocuğa cinsel istismarla suçlanan sanık, “Ben prostatım, 11-12 yıldır cinsel ilişkiye girmiyorum”

Çocuğa cinsel istismarla suçlanan sanık, “Ben prostatım, 11-12 yıldır cinsel ilişkiye girmiyorum”
Manavgat'ta hem komşusu olan hemde servis şoförlüğünü yaptığı K.N.A.’yı (14) okul çıkışında özel otomobiline alarak ilçe dışına götürüp cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen sanık Y.K. (57) mahkemede, ““Benim prostat rahatsızlığım vardır, yaklaşık 12-13 yıldır cinsel ilişkiye girmiyorum, buna ilişkin raporu avukatım sunacaktır, suçsuzum” dedi25.08.2018 13:12

Geçen yıl Mart ayında Antalya’nın Manavgat ilçesinde eğitim gördüğü ortaokulunda hafta sonunda verilen etüd eğitiminden çıkan K.N.A.’yı eve götürmek bahanesiyle otomobiline alan şüpheli Y.K., kız çocuğunu ilçe dışına götürerek otomobil içinde cinsel istismarda bulundu. Şüpheli Y.K., K.N.A.’nın tepki göstererek evde kendisini ders vermek amacıyla bir öğretmenin beklediğini söylemesi üzerine geri dönüp evinin yakınında bıraktı. K.N.A. takip eden Pazartesi günü yaşadıklarını okulda öğretmenine anlatınca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan soruşturma sonucunda, aynı okulda servis şoförlüğü yapan ve K.N.A.’nın ailesinin de komşusu olan Y.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, geçen yıl Mart ayında şüpheli Y.K.’nın, K.N.A’yı okul çıkışından evine bırakmak amacıyla kendi otomobiline aldığı, ardından ilçe merkezinin dışına çıktıkları, bu sırada şüphelinin cinsel istismarda bulunduğu belirtilerek, “Şüphelinin savunmasında, ilçe merkezinden ayrılıp Ilıca Mahallesindeki torunlarını almak istediği ancak mağdurun buna karşı çıkması üzerine torunlarını da almadan geri döndüğü yönündeki beyanı suçtan kurtulmaya yöneliktir” denildi. İddianamede yol üzerinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin otomobilinin K.N.A.’nın belirttiği gün ve saatlerde gidiş ve dönüş olarak geçiş yaptığını aktarılan iddianamede, şüpheli Y.K.’nın çocuğun cinsel istismarı suçundan 9 yıldan 22 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Olayla ilgili Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Y.K., şikayetçiler K.N.A, Z.A. ve M.A. ile tarafların yakınları katıldı. Duruşmada ifade veren sanık Y.K., 35 yıldır çalıştığını ve bugüne kadar herhangi bir suçlama ile karşılaşmadığını belirterek, “Benim prostat rahatsızlığım vardır, yaklaşık 12-13 yıldır cinsel ilişkiye girmiyorum, buna ilişkin raporu avukatım sunacaktır, suçsuzum” dedi. Şikayetçi olan K.N.A.’yı 4 yıldır servisle okula getirip götürdüğünü anlatan Y.K., “K.N.A, benim 14 yaşındaki oğlumun gönül arkadaşıdır. Ayrıca oğlumun ikizi olan kızımın da yakın arkadaşıdır sürekli bize gelip gider” dedi.

Olay günü misafirler geleceği için eşinin dışarıdan bir şeyler almasını söylediği için dışarı çıktığını anlatan Y.K., “Damadım da aramıştı, torunumu alışveriş merkezine bırakacaktım, yolda aracımla giderken mağduru yolun kenarında yürürken gördüm, araçla durdum, ‘ne yapıyorsun Kübra’ dedim, o da ‘yorgunum Yusuf amca eve gidiyorum’ dedi, ‘Gel seni bırakayım’ dedim, zaten kendisi kızımız gibiydi, az ileride BİM'in orada durup alacaklarımı aldım, yolda giderken Kübra saat 14:30 sıralarında öğretmeni Süleyman Hoca'nın kendisini alacağını söyledi, biraz daha ilerlediğimizde bu konuda tereddüt yaşadı, eve dönmek istediğini söyledi, ben de kendisini evinin oraya bırakmak için geri döndüm, zaten evi bizim evin hemen ilerisindeydi, daha sonra evinin oraya geldik, inerken ‘Ben Pazartesi okula gelmeyeceğim’ dedi. Niye gelmeyeceksin dediğimde ‘spor var’ dedi, ayrıca oğluma ve kızıma selam yolladı, bu şekilde kendisini bıraktım, kesinlikle kendisine araç içerisinde hiç bir şekilde bir eylemim olmamıştır, suçlamayı kabul etmiyorum” diye konuştu.

Duruşmada psikolog bilirkişi eşliğinde ifade veren şikayetçi K.N.A’da, olay günü kurstan çıkıp eve doğru gittiğini anlatarak, “Giderken Y. amca aracı ile yanımdan geçiyordu, durdu, ben de eve gittiğimi söyledim, ‘gel seni bırakayım’ dedi, ben kabul etmeyecektim ancak daha önceden tanışıklığımız olduğu için kabul ettim araca bindim, arkaya binecektim ancak öne binmemi isteyince ben de öne bindim, az ilerde BİM marketin orada durup marketten bir şeyler aldı,  kendisine çikolata almıştı, bu çikolatadan bana ısırttırdı, sonra kendisi bunu yedi, yolda giderken üst geçidin orada sağa dönmemiz gerekiyordu ancak düz devam etti, ben nereye gittiğimizi sordum, o da ‘biraz kafa dağıtalım’ dedi” diye konuştu. Manavgat’ın dışına doğru gittiklerini anlayınca kendisinin ‘Süleyman hoca evde bekliyor’ diye yalan söylediğini aktaran K.N.A.; “Bana ‘beklesin biraz dolanıp döneriz’ şeklinde sözler söyledi, ben araçtan inmek istiyordum, ancak gittiğimiz alan ıssız bir yerdi, araç içerisindeyken bana ‘kucağıma yatabilirsin’ diyerek bana sarılmak istedi, öpmek istedi, ben kabul etmedim, ayrıca eli ile benim göğsümün üst kısımlarına dokundu, başka bir yerime dokunmadı, ben kendimi çektim, eve gitmek istediğimi söyledim, bunun üzerine oradan geri döndük, daha sonra bizim evin alt mahallesinin orada beni bıraktı” dedi. K.N.A. ayrıca sanığın aynı okulda okuduğu kızının arkadaşlarıyla birlikte gelerek sürekli kendisini iftira atmakla suçladığını da söyledi.

K.N.A.’nın annesi Z.A.’da duruşmada, kendisinin olaydan okula çağrıldığında haberdar olduğunu söyleyerek, “Olayı yapan kişinin Y. K. olduğunu söylediklerinde çok şaşırdım inanmak istemedim, çünkü sürekli çocukları bize gelip gidiyordu, benim kızım da onlara gidiyordu, ancak daha sonra kızım ile konuşunca inandım” dedi. Karşı tarafın kendilerini tehdit ettiğini öne süren Z.A., “Sanığın damadı bizim evimizin oraya geldi, şikayetten vazgeçmemiz konusunda bizi tehdit etti, bize ‘Benim buradan Sivas'a kadar leşim var’ şeklinde sözler söyledi, o gün eşim işi nedeniyle yoktu İzmir'deydi, ben de ‘Benim de leşim var, biz senden korkacağımızı mı sanıyorsun, adalet neyse yerini bulur’ dedim. Olayın ertesi günü de sanığın eşi, kızı ve kayın pederi evimizin önüne gelmişler, kızı bağırmış, ‘Sanki babam kızınıza tecavüz mü etti’ demiş, biz o sırada jandarmadaydık’ dedi.

Sanık avukatı Mehmet Yakar’da duruşmada yaptığı savunmada, “Kamera görüntüleri ve polis tutanaklarında müvekkilin aracı saat 14:04 sıralarında Gültepe kavşağından geçtiği, daha sonra 14:11 sıralarında aynı güzergahtan dönüş yaptığı görülüyor. Polis tarafından yaptırılan keşifte de mağdur gittiklerini belirttiği ormanlık alanı gösteremedi. Mağdurun beyanları ise bu durumla çelişki oluşturmaktadır, yine müvekkilim prostat hastasıdır, buna ilişkin belgeleri sunmuştuk. Müvekkilin oğlu ile mağdur arasında daha önceden gönül ilişkisi vardı, bu olaydan dört beş gün önce gönül ilişkisi bitmiştir, Pazartesi günü de şikayet yapılmıştır, psikolog bilirkişi beyanları, dinlenen tanık anlatımları da gözetildiğinde olayın iftira mahiyetinde olduğu gözükmektedir” dedi. Avukat Mehmet Yakar, müvekkilinin tahliye edilmesini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir