Bahşi, “Bir işe gireceksen Ak Partili daha sonra Menzilci olacaksın”

Bahşi, “Bir işe gireceksen Ak Partili daha sonra Menzilci olacaksın”
Meclis Genel Kurulu'nda memur alımına AKP tarafından getirilen mülakat sistemine ilişkin eleştirilerini dile getiren İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, "Bir işe gireceksen önce Ak Partili olacaksın, sonra ayrıca olmazsa olmaz olarak 2014 yılına kadar FETÖ’cü, 2014'ten sonra Menzil ya da bir başka cemaate mensup olacaksın" dedi. 06.12.2019 13:59

Memuriyete alında yapılan mülakat sınavını Meclis gündemine taşıyan İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "İnsan kayırmacılığının zirve yaptığı yeni Türkiye’de, liyakat sistemini yeniden tesis edebilmek için, memur alımları ve görevde yükselme uygulamaları, muhakkak “merkezi sınav + merkezi yerleştirme” esasına göre yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.

"Bir işe gireceksen önce Ak Partili olacaksın, sonra ayrıca olmazsa olmaz olarak 2014 yılına kadar FETÖ’cü 2014'ten sonra Menzil ya da bir başka cemaate mensup olacaksın" ifadelerini kullanan Bahşi'nin açıklamaları şöyle:

"Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve adalet bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Hazreti Ali kendisine sorulan bir soru üzerine; Devletin dini adalettir, adaleti olmayan devlet dinsizdir diye cevap vermiştir. Nisa suresinin 58. Ayeti ise; “Kesinlikle Allah size; (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili), emanetleri mutlaka ehil ve emin kimselere vermenizi ve (karar verirken veya tercih yaparken) insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir.” şeklindedir.

Adaletin anlamı ise; hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluktur. Adalet olmayan yerde ne ahlak olur ne huzur ne de mutluluk. Peki, Hak ve Adalet nasıl sağlanır? Tabii ki ehliyet ve liyakatle. Ancak günümüzde ehliyet ve liyakat tamamen ortadan kaldırılmış yerine ise sadece ve sadece sadakat geçerli akçe haline gelmiştir."

"BİR İŞE GİRECEKSEN..."

"Siyaset, cemaat veya tarikata bağlılık bir göreve gelmede adeta ön şart haline gelmiştir. İşe alım sürecinde başvuranların teknik yeterliliği, kişiliği, zekâsı yani işe ehliyeti ve liyakati olup olmadığına bakılmaksızın sadece ve sadece mensup olduğu parti, tarikat veya cemaate bakılmaktadır.

Bir işe gireceksen önce Ak Partili olacaksın, sonra ayrıca olmazsa olmaz olarak 2014 yılına kadar FETÖ’cü 2014'ten sonra Menzil ya da bir başka cemaate mensup olacaksın. Bunun dışında bir mensubiyetin varsa veya bir mensubiyetin yoksa işe giremiyorsun.

Anayasası’nın “Kamu hizmetlerine girme hakkı” başlıklı 70. maddesinde: “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.” denilmektedir.

Yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırma zorunluluğunu dile getirmiştir.

Gördüğünüz gibi, memuriyet alımlarında ve görevde yükselmelerde ehliyet ve liyakatin esas alınması gerektiği kanunlarda açıkça belirtilmektedir. Buna rağmen bizde torpil almış başını gitmiştir.

Anayasa, torpil yapamazsınız demesine rağmen, siyasetçilerin ve yüksek bürokratların, Anayasayı hiçe sayıp torpili Türkiye’de rutin uygulamaya sokmaları, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğu gerçeğiyle ne kadar bağdaştırılabilir…

İnsan kayırmacılığının zirve yaptığı yeni Türkiye’de, liyakat sistemini yeniden tesis edebilmek için, memur alımları ve görevde yükselme uygulamaları, muhakkak “merkezi sınav + merkezi yerleştirme” esasına göre yapılmalıdır. Adına mülakat veya sözlü denilen sınavlar mutlaka kaldırılmalıdır."

HABER MERKEZİ

 

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir