“Amcamın oğlu D.A ateş etti”

“Amcamın oğlu D.A ateş etti”
Manavgat’ta 28 yaşındaki eşi Deniz Baş’ı öldürdüğü iddiasıyla polis tarafından gözaltına alınan 24 yaşındaki Merve Baş Sulh Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Merve Baş, “Öğlene kadar sürekli arayıp, hakaret ve tehdit etti. Bana, ‘Aşağı inmezsen ben yukarı geleceğim, babanın değil, senin leşini sereceğim. Senin evde tek olduğunu biliyorum’ diyerek tehdit ediyordu” dedi. 06.12.2019 14:26

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Deniz Baş’ın kullandığı otomobilde tüfekle vurularak öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan, boşanma aşamasında olduğu eşi Merve Baş ile onun kuzeni D.A sevk edildiği savcılıkta ifade verdi. Savcılık sorgularının Merve Baş ve D.A ‘eşi kasten öldürmek’ suçundan tutuklanma istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Manavgat Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ‘eşi kasten öldürme’ suçundan D.A tutuklanırken, Merve Baş yurtdışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza verme şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Adliyenin önünde annesi, babası ve akrabaları tarafından karşılanan Merve Baş, dün gece geç saatlerde geldiği evinde, eşi Deniz Baş’la daha öncen yaşadıklarını ve olayı ayrıntılarıyla anlattı. Deniz Baş’la 5 yıl önce 19 yaşındayken evlendiğini, birisi ocak ayında vefat eden, biri 4 yaşında diğeri de 4 aylık 3 çocuklarının olduğunu anlatan Merve Baş, eşinin ailesinin Almanya’da oturduğunu söyledi. Evlenmeden önce eşinin Almanya’daki yaşamının kendilerine çok farklı anlatıldığını söyleyen Merve Baş, “Almanya’da da 63 ayrı suçtan dosyası olduğunu kendi babası bize söyledi. Oradan da hırsızlık, uyuşturucu, sevgilisi varmış onu dövmek, soygun, bıçaklama gibi suçlardan 17 sene ceza almış bunun 7 senesini yatmış daha sonra Türkiye’ye sınır dışı edilmiş. Ben bütün bunları evlendikten sonra öğrendim, bana daha önceden hiçbir şekilde söylemediler” dedi.

Eşi Deniz Baş’ın uyuşturucu kullandığını ve düzenli çalışmadığı için sürekli paraya ihtiyacı olduğunu, Almanya’daki anne ve babasıyla kardeşlerinin para gönderdiğini aktaran Merve Baş, “Evliliğimiz ilk başlarda iyiydi ama kısa süre sonra durum bozuldu. Beni darp etmeye ve dövmeye başladı. İlk başlarda aileme söylemiyordum. Artık dayanamadığım için aileme sığındım. Bu sefer aileme geliyordu, tehditler, hakaretler, küfürler var sürekli. Bende yine ‘olay olmasın, büyümesin’ diyerek tekrar geri dönüyordum. Ondan sonra bakıyordum, yine aynı, yine dövüyor.  Yine aynı hakaretler, dövme, tehdit, hakaret. Beni dövdüğü için defalarca karakola şikayet ettim, darp raporlarım var” dedi.

Küçük oğlunu doğurduğunda hastaneye gelen eşinin kendisini darp ettiğini söyleyen Merve Baş, “ En son oğlumu doğurduğumda da kavgalıydık. Hastaneye geldi, bana bir tane yumruk attı, benim dikişimim patlattı. Doğumhaneden yeni çıkmıştım, odadaydım. Daha ayaklarım bile uyuşuktu. Bana ‘kalkacaksın, eve gideceğiz, seni götüreceğim yoksa çocuğun kafasını burada ezerim, öldürürüm’ diye konuştu.

Deniz’in uzaklaştırması olduğu için ‘babalık hakkı’ olarak polislerle kızını almaya geldiğini belirten Merve Baş, “Benden polis eşliğinde gelerek bir günlüğüne çocuğu aldı. Bana 5 gün göstermedi. Benim geri dönmem için çocuğu kullanıyordu. Bende anne olduğum için kızımı arıyordum, ağlıyordum, ‘Kızım seni çok özledim’ diyordum. Bir gün telefonuma eşim Deniz Baş’tan bir video geldi. Baktım, kızımı tokatlıyordu. Bu videoyla birlikte karakola gittim. Karakolda işlem yapıldı, Deniz’i aradılar ve çocuğu karakola öyle getirdi. Onun içinde gittik kızıma da darp raporu aldık” dedi.

Eşi Deniz Baş’ın uyuşturucu bağımlısı olduğunu aktaran Merve Baş, “Beni ilk dövdüğünde ben ailemin yanına geldim. O da parasız kaldığında evimizin eşyalarını satarak o parayla uyuşturucu aldı. Daha sonra böyle bir olay bir daha olduğunda yine evin eşyalarını satıp uyuşturucu aldı” diye konuştu.

Eşinin kendisine yönelik uyguladığı şiddet nedeniyle boşanma davası açtıklarını söyleyen Merve Baş, “Benim şimdiye kadar Deniz’e yönelik 15-20 şikayetim var. Şiddetten dolayı darp raporlarım var, kızıma ettiği darp raporu var. Hepsi var” dedi.

Merve Baş, önceki gün yaşanan ve Deniz Baş’ın öldüğü olayı ise şöyle anlattı:

“O gün saat 07:30- 08:00 sıralarında Deniz Baş, evden çıkıp işe giden babamın üzerine doğru şişe fırlattı. Babam işe gittikten sonra beni sürekli telefonla rahatsız ederek, ‘babanın leşini sereceğim, bugün nasıl geldiysem babanın leşini öyle sereceğim. Önüne vereceğim. Sana 3 gün müddet. Çocuklarım o evde yaşamayacak, sen ve çocuklarım o evde kalmayacaksınız. Ya benim yanıma tıpış tıpış geleceksin, ya da ailenden birinin leşini önüne sereceğim’ dedi.  Öğlene kadar sürekli arayıp, hakaret ve tehdit etti. Bana, ‘Aşağı inmezsen ben yukarı geleceğim, babanın değil, senin leşini sereceğim. Senin evde tek olduğunu biliyorum’ diyerek tehdit ediyordu. Böyle deyince bende korktum, ‘tamam Deniz aşağı ineceğim. 2 dakika konuşalım madem’ dedim. Ben aşağı indiğimde o evin bulunduğu sokakta 3-5 tur daha attığını söyledi. O da beni kontrol ediyor, bakıyor, ‘ben tek miyim değimliyim, yoksa yanımda kim var kim yok’ diye. Önümden geçip biraz ön tarafta durdu. Aradı telefon zaten açıktı elimde, bende ‘hangisisin sen’ dedim Çünkü arabalar hala geçiyordu. Bana ‘önde duran benim’ dedi. Ben, o arabaya doğru yönelip, ‘Deniz’ diye seslenmemle bir baktım D.A arkamdan çıktı. Havaya ateş etti. Havaya doğru ateş ederken arabaya saçma isabet etti. Ardından panikle arabaya doğru da ateş etti. Ondan sonra panikleyen D.A ortadan kayboldu. Araba duvara çarpmıştı. Bende Deniz’e bakmaya gittim. Yanlışlıkla herhalde gaza bastı için herhalde tekerlek dönüyordu, duman çıkıyordu. Ben araba patlayacak diye korktum.  Şoka girmiştim, kapıyı açamadım kilitlenmişti. Oradan geçen birine ‘yardım eder misin’ dedim. Adam kapıyı açtı, kontağı kapatıp arabayı durdurdu. Bende Deniz’e seslendim, ona dokundum o sırada omzundan vurulduğunu fark ettim.

Ondan sonra bir baktım, D.A geldi. O da şoka girmişti, şaşırmıştı, ne yapacağını bilmiyordu. Ben ona bakıyordum, polisi aramasını söyledim. Kendi elimde olan telefonu bile unutmuşum. Komşulara bağırdım, ‘polisi arayın, polisi arayın’ diye. Bu sırada D.A silahı elime verdi ve kaçıp gitti. İlk defa elime silah alınca bende korkudan ne yapacağımı bilemedim. Bu sırada elim nasıl gittiyse artık silah ateş aldı. Ateş alınca kulağım çınlamaya başladı, ben iyice panikledim, duymuyorum, ne yaptığımı bilmiyorum, polisi arayamıyorum. ‘İmdat, imdat’ diye bağırıyorum, komşulara ‘polisi arayın’ diye bağırıyorum. Ondan sonra yerde kovanlar gördüm, onları aldım arabanın önüne koydum. O sırada şoka girdiğim için elimde silah deli gibi geziyorum. Ne yaptığımı bilmiyorum. Elimde silahı nereye koyacağım bilmiyorum, yere koysam olmaz, oraya buraya koysam olmaz, insanlar geçiyor, arabalar geçiyor. Arabanın arkasına koydum. Ondan sonrada polisler geldi, bana ‘Sen mi vurdun’ diye sordular. Bende ‘Hayır, ben vurmadım’ dedim. Beni karakola götürmek istediler, tepki gösterdim, ‘Benim birisi bebek 2 çocuğum var, beni neden götürmek istiyorsunuz’ diye tepki gösterdim. Polislere direnince beni kelepçeleyip arabaya bindirdiler.”

Deniz Baş nedeniyle hem kendisinin, hem ailesinin hemde akrabalarının mağdur olduklarını, defalarca Deniz Baş hakkında şikayet dilekçesi verdiğini belirten Merve Baş, “Burada asıl mağdur biziz aslında. Deniz sürekli olarak beni dövdü, tehdit etti, hakaret etti. Hem bizim, hem amcamın evini kurşunladı. Bana ettiği küfürleri babama amcalarıma ve D.A’ya da etti. D.A benim kuzenimdir, amcamın oğludur. Ben onun başını belaya sokmak istemedim. D.A’nın kendisi, Deniz kendisine de tehdit ve hakaret ettiği için onu korkutmak için böyle bir harekette bulunduğunu söyledi. Ben olay öncesinde D.A’yı görmemiştim, arkamdan geldiğini bile bilmiyordum” dedi.

Merve Baş’ın annesi Methiye İlknur Aybey’de damadı olan Deniz Baş’ın kızına evlendiğinden beri işkence ettiğini, dayak atıp hakaret ettiği kendilerinin bunu sonradan duyduklarını söyleyerek, “Biz birkaç defa kızımızı almaya çalıştık ama çocukları var, yuvası dağılmasın diye affettik. Ama o, uyuşturucu kullanıyordu, sürekli benim aileme zarar verdi. Benim evime geldi televizyonumu kırdı. Benim cep telefonumla banka hesabıma girip, paramı çaldı. Oğlumun laptop bilgisayarını çaldı. Bütün bunlara rağmen, bize ‘çalışacağım, ödeyeceğim’ deyince ‘bir cahillik yaptı’ diyerek bunu affettik” dedi. Kızının 4 ay önce doğum yaptığında Deniz Baş’ın hastaneye gelerek kızına saldırıp dikişlerini patlattığı anlatan anne Aybey, kendisinin hastane güvenliğini ve polisi çağırıp dışarı attırdığını aktardı.

Methiye İlknur Aybey şöyle dedi:

“Bize 4 yıldır (5 olacak) kan kusturdu. Yapmadığı kalmadı. En son bundan 1 ay, 1 buçuk ay önce tekrardan benim kızımı döverek ‘Git babanın evine’ demiş. Kızım geldi 1 ay burada kaldı. Geçen ayın 4’ünde uzaklaştırma cezası aldı. O bir ay içerisinde 6-7 defa evimize saldırdı. Kayınımın evine de pompalı tüfekle saldırdı, duvar delindi, camlar kırıldı. Kızımın burnunu kırdı, kulağının ardına bıçak soktu. Ben bunların hepsini eşimden sakladım, cinayet işlemesin, babasına bir şey olmasın diye. Bizi hep tehdit ediyordu ama korkudan biz eşime bir şey demedik. Eşim cezaevine girmesin diye ben bütün bunları hep eşimden sakladım”

HABER MERKEZİ

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir